(5846 S. K. m. 25, 71) (5271 S. K. m. 309)
Dava: 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa aykırı davranmak suçundan şüpheli E. Ö. ve yedi arkadaşı hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 17.06.2008 tarihli ve 2008/22156 soruşturma, 2008/692 büro, 2008/9392-195 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Beyoğlu 4. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanınca verilen 28.07.2008 tarihli ve 2008/560 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 10.12.2009 gün ve 67583 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 28.12.2009 gün ve KYB. 2009-289774 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkur ihbarnamede:
Dosya kapsamına göre, 5846 sayılı kanunun İşaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletim hakkı başlıklı 25. maddesinin 1. fıkrasındaki Bir eserin aslını veya çoğaltılmış nüshalarını, radyo - televizyon, uydu ve kablo gibi telli veya telsiz yayın yapan kuruluşlar vasıtasıyla veya dijital iletim de dahil olmak üzere işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla yayınlanması ve yayınlanan eserlerin bu kuruluşların yayınlarından alınarak başka yayın kuruluşları tarafından yeniden yayınlanması suretiyle umuma iletilmesi hakkı münhasıran eser sahibine aittir;
Aynı kanunun 5728 sayılı kanunla değişik, Manevi haklara tecavüz başlıklı 71. maddesinin 1. fıkrasındaki Bu kanunda koruma altına alınan fikir ve sanat eserleriyle ilgili manevi, mali veya bağlantılı hakları ihlal ederek:
Bir eseri, icrayı, fonogramı veya yapımı hak sahibi kişilerin yazılı izni olmaksızın işleyen, temsil eden, çoğaltan, değiştiren, dağıtan, her türlü işaret ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma ileten, yayımlayan ya da hukuka aykırı olarak işlenen veya çoğaltılan eserleri satışa arz eden, satan, kiralamak veya ödünç vermek suretiyle ya da sair şekilde yayan, ticari amaçla satın alan, ithal veya ihraç eden. kişisel kullanım amacı dışında elinde bulunduran ya da depolayan kişi hakkında bir yıldan beş yıla kadar hapis veya adli para cezasına hükmolunur,
Hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, şüphelilerin yöneticisi oldukları D. Platform iletişim Hizmetleri Anonim Şirketinin gerek doğrudan kendisine ait kanalları vasıtasıyla, gerekse başka radyo ve televizyon kuruluşlarının yayın lafını kendi alıcılarında toplayarak uyduya iletmesi, uydudan da bu yayınları ücret karşılığı dekoder dağıttığı abonelerine iletmesi yani yeniden iletim şeklinde, müşteki M. üyeleri tarafından üretilmiş ve kaset kompakt disk ve benzeri tespit araçlarına kaydedilmiş müziksel icra veya ses tespitlerini izin almaksızın ve bedelini ödemeksizin yayınlaması şeklindeki iddia ile ilgili olarak mevcut delillerin takdir ve değerlendirilmesinin yargılamayı yapacak olan mahkemeye ait olması gerektiği, bu hususun Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 22.04.2009 tarihli ve 2006/1460 esas, 2009/5034 sayılı ilamı ile de kabul edilmiş bulunduğu gözetilmeden itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Müşteki M. vekili, Dairemize sunduğu 28.04.2011 havale tarihli dilekçe ile şüpheliler hakkındaki şikayetinden vazgeçmiş olup, bu durumun mahallinde değerlendirilmesi gerektiği gözetilerek yapılan incelemede;
Sonuç: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden Beyoğlu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.07.2008 gün ve 2008/560 Değişik İş sayılı kararının CMK.nın 309/4-a maddesi uyarınca bozulmasına, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yapılmasına, 11.05.2011 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy