(5607 S. K. m. 3) (5326 S. K. m. 13) (5237 S. K. m. 7) (765 S. K. m. 102)
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü:
5237 sayılı TCK.nun 7. maddesi uyarınca, suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK.nun 102/4. maddesinde öngörülen zamanaşımı sanıklar lehine olup, zamanaşımını kesen en son işlem olan sanıkların savunmalarının alındığı 19.2.2003 ve 11.6.2003 tarihlerinden itibaren temyiz inceleme gününde zamanaşımı tahakkuk etmiş bulunduğundan hükmün BOZULMASINA, anılan madde gereğince sanıklar hakkındaki kamu davasının ORTADAN KALDIRILMASINA, suç tarihi itibariyle eylemin, TSE'ye tabi olan eşyanın farklı GTİP'te gösterilerek ithale kalkışılmasından ibaret olmasına kargın, hükümden sonra yürürlüğe giren 5607 sayılı yasanın 3/11. madde fıkrasındaki düzenleme karşısında da atılı fiil kabahate dönüşmüş olup, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3/18. ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 13. maddeleri karşısında, anılan fiilin teşebbüs aşamasında kalması nedeniyle kabahat de oluşturmayacağı ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine karar verilmesinin de olanaklı bulunmadığı da gözetilerek dava konusu eşyalarla ilgili olarak gümrük mevzuatı çerçevesinde işlem yapıldıktan sonra iadesine, 08.04.2009 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy