(5237 S. K. m. 55) (5271 S. K. m. 232)
Dava: Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç gününe göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 1- Sanık yararına olan kanunun belirlenmesi işleminin Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde, her iki kanunun ayrı ayrı uygulanması ve sonuçlarının karşılaştırılması suretiyle yapılması zorunluluğuna uyulmaması,
2- Hüküm fıkrasının; TCK.nun 55/2. maddesi gözetilerek karara bağlanması gereken müsadere de dahil olmak üzere tümüyle yeniden kurulması yerine, sair hususlar yönünden eski hükme atıf yapılması suretiyle oluşturulması,
3- Adli tarih para cezasının hesabında ve para cezasının taksitlendirilmesine karar verilirken uygulanan kanun maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 s. CMK.nun 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu sebeple yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, 12.03.2009 günü birinci bozma sebebi yönüyle oyçokluğuyla, 2 ve 3. bozma nedenleri yönüyle oybirliğiyle karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Lehe yasa uygulaması yapılırken hangi yasanın lehe olduğu hususu eski ve yeni kararlar karşılaştırıldığında açıkça belirli olduğundan bu konunun karar yerinde tartışılmaması bozma sebebi yapılamayacağı kanaatiyle birinci bozma nedenine iştirak etmiyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy