(1412 S. K. m. 317)
Dava: Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Karar: I- Suç tarihinden sonra atanan T. İmar Bankası T. A.Ş. İflas İdaresinin doğrudan doğruya zarar görmediği gibi davaya katılmasına karar verilmesi de hükmü temyize hak kazandırmayacağından, anılan kurum vekilinin temyiz inceleme isteminin 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan CMUK.nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
II- Sanıklar K. U., Y. U., M. H. U. ve Y. Ö. haklarında verilen davanın tefrik edilmesine dair kararının temyizi kabil bulunmadığından katılanlar Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu vekili ile Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu vekilinin anılan sanıklara yönelik temyiz inceleme istemlerinin 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan CMUK.nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
III- Sanık H. B. müdafiinin temyizi ve O yer Cumhuriyet Savcısının sanık Ç. K.'a yönelik temyizi ile katılanlar Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu ile Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu vekillerinin bu sanıklar ile birlikte sanıklar M. K. Ö., A. İ. S., B. D., N. H. T. ve B. Ç.'e yönelik temyizleri üzerine yapılan incelemede;
Hükmolunan cezanın miktarı itibariyle sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteğinin reddine,
Sonuç: Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre, temyiz edenlerin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, sanık H. B.'ın mahkumiyet ine, sanıklar M. K. Ö., A. İ. S., B. D., N. H. T. ve B. Ç.'in ise beraatlerine dair verilen hükümlerin ONANMASINA, 13.07.2010 günü sanık H. B. yönüyle oyçokluğuyla, diğer sanıklar bakımından oybirliği ile karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Sanık H. B.'ın İmar Bankası A.Ş. Genel Müdür ve Yönetim Kurulu Üyesi sıfatı ile görev yaptığı dönem içinde. 31/01/2002-31/05/2003 tarihleri arasında anılan bankanın, bankacılık işlemleri ile ilgili olarak işlemlerin kayıt dışı bırakılmasını sağladığı gerçek mahiyetlerine uygun düşmeyen bir şekilde muhasebeleştirdiği ve kanunda gösterilen merciiler ile denetim görevlilerine ve diğer resmi dairelere hitaben düzenledikleri ve yayınladıkları belgelerde, gerçeğe aykırı bildirimlerde bulunulduğu iddiasıyla, 5411 Sayılı Yasanın 156 ve ayrıca yetkili merciilere bilgi ve belgelerin verilmemesi nedeniyle de aynı Yasanın 153. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.
Mahkemece; 31.01.2002 tarihinden 31.05.2002 tarihine kadar İmar Bankası A.Ş. nin bankacılık işlemleriyle ilgili olarak müteselsil şekilde banka işlemlerinin kayıt dışı bırakılmasını sağladığı ve gerçek mahiyetlerine uygun düşmeyen bir şekilde muhasebeleştirdiği, bankanın kanunda gösterilen merciler ile denetim görevlilerine ve resmi dairelere hitaben düzenlediği ve yayımladığı belgelerde gerçeğe aykırı beyanda bulunmasını sağladığı gerekçelerine dayalı olarak sanığın 4389 sayılı yasanın 22/6. maddesi gereğince mahkumiyetine karar verilmiştir.
Sanık H. B.'ın aynı dönemlerdeki eylemleri nedeniyle nitelikli zimmet suçundan İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2004/1 esas ve 2006/17 karar sayılı dava dosyasında yargılanıp hakkında verilen mahkumiyet kararı, Dairemizin 26.01.2007 gün ve 2006/7636 esas, 2007/270 sayılı kararında eylemleri sabit görülüp, karar uygulama hataları bakımından düzeltilerek onanmasına karar verilerek kesinleşmiştir. Sanığa isnat edilen ve iddianamede belirtilen;
1 - Mevduat toplamanın düşük gösterilmesi amacıyla, fiktif muhasebe kayıtları oluşturulduğu,
2 - Gider reeskontu işlemlerinin toplam faiz yükümlülüğünü gösterecek şekilde kayıtlara yansıtılmadığı,
3 - Müşteri mevduat hesaplarından tahakkuk ettirilen vergi payı kesintilerinin vergi dairelerine yatırılmayarak, fiktif içerikli muhasebe fişleri oluşturulduğu,
4 - Kambiyo kâr-zararı tutarını olduğundan farklı göstermek için, fiktif içerikli muhasebe kaydı oluşturulduğu,
5 - Müşteriler ile oluşturulan Hazine Bonosu ve Devlet Tahvili satış ve geri alım işlemlerinin önemli bir kısmının bankanın menkul kıymet portföyü ile ilişkilendirilmesine dair muhasebe kayıtlarının silindiği ve başka bir ifade ile önemli bir kısmının kayıtlara yansıtılmadığı,
6 - Genel Müdürlük tarafından bazı şube kasa hesaplarını içeren fiktif içerikli muhasebe fişleri kesildiği,
7 - Söz konusu usulsüz muhasebe neticesinde oluşturulan ve bankanın gerçek varlık, yükümlülük ve gelir-gider tutarlarını yansıtmayan mali tabloların ise yetkili mercilere gönderildiği ve ilan yoluyla kamuya açıklandığının tespit edildiği, yine 11.06.2004 tarihli ek raporla da, sanık Y. U.'ın imzasını havi BDDK'na hitaben düzenlenmiş 3 adet belge ile de gerçeğe aykırı beyanlarda bulunduğu,
Ayrıca, T.C. Merkez Bankası Teftiş Kurulu Başkanlığının 19.01.2005 tarihli 18,26 sayılı raporu ile, Banka tarafından Merkez Bankasına gönderilen finansal raporlarda gerçek mevduatın gösterilmediği, bankanın gerçek varlık ve yükümlülüklerini yansıtmayan mali tablolar ile usulüne uygun olmayan üretilen bilgi ve belgelerden oluştuğu dolayısıyla Merkez Bankasına gerçeğe aykırı bildirimde bulunulduğu, biçiminde açıklanan fiillerin tamamı sanık hakkında kesinleşen nitelikli zimmet suçunun unsuru mahiyetinde bulunmaktadır. Sanığın amacı zimmet fiilinin gerçekleşmesini sağlamaktadır. 5237 sayılı TCK.nun 44. maddesi hükmü uyarınca, sanığın daha ağır cezayı gerektiren nitelikli zimmet suçundan cezalandırılması nedeniyle, dava konusu suçtan dolayı ayrıca ceza tayini gerekmemektedir.
Açıklanan nedenlerle, sanık H. B. hakkında verilen mahkumiyet kararının bozulması gerektiği düşüncesiyle, bu sanık hakkındaki onama kararına katılmıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy