(5411 S. K. m. 160) (5237 S. K. m. 43, 52, 53) (4389 S.K. m. 22)
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık hakkında 16 mudiye ait hesaplardan; bazı mudilerin önceden boş olarak imzalayıp verdikleri tediye fişlerini talimat almadan doldurmak, bir kısım tediye fişlerini sahte imza atarak tanzim etmek, bir kısım tediye fişlerini imzasız olarak kullanmak ve bir kısım hesaplardan fiş tanzim etmeden para çekmek suretiyle zimmet suçunu işlediği iddiasıyla dava açılmakla,
1- Sanığın, mudilerin kendileri tarafından önceden verilen imzalı boş tediye fişlerini, onların bilgi ve talimatları olmaksızın doldurup hesaplardan para çekmek şeklindeki eylemlerinin, mudilerin önceden boş tediye fişlerini imzalayarak vermek suretiyle bu hesapların kontrolünü sanığa teslim etmiş olduklarının kabulü gerekeceğinden sübutu halinde emniyeti suiistimal suçunu oluşturacağı gözetilmeden zimmet olarak kabulü,
2- İmzasız tediye fişleri ile tediye fişi olmaksızın mudilerin hesaplarından para çekmek şeklindeki eylemler basit zimmet suçunu oluşturduğu halde, nitelikli zimmet olarak kabul edilmesi,
3- Tediye fişlerine mudiler adına sahte imza atmak suretiyle işlenen fiillerin nitelikli zimmet suçunu oluşturup oluşturmayacağının değerlendirilmesi bakımından; eylemlerin 4389 ve 5411 sayılı yasalar zamanında olanları belirlenerek; Mülga 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 22/3. maddesinin ikinci cümlesinde nitelikli zimmet suçunun kriteri ...suç, bankayı aldatacak ve fiilin açığa çıkmamasını sağlayacak her türlü hileli faaliyette bulunmak suretiyle işlenirse... şeklinde iken 01.11.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 160/2. maddesinde basit ve nitelikli zimmet fiillerinin ayırımında suçun, zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla işlenmesi kriteri kabul edilerek, bankayı aldatıcılık unsuru kaldırılmış olup, bu tarihten sonra basit bir inceleme ile ilk bakışta anlaşılamayan, tediye fişlerine müşteri adına atılan paraf ve imza gibi her türlü hileli hareket, eylemi nitelikli zimmet suçu haline getireceğinden, bu kriterler esas alınarak;
A- 4389 sayılı yasanın yürürlük tarihinde işlenen eylemlerle ilgili olarak imzaların aldatıcılık niteliğinin bulunmaması halinde basit tersi durumda nitelikli zimmet olarak kabul edilmesi
B- 5411 sayılı yasanın yürürlük tarihinde işlenen eylemlerle ilgili olarak, imzaların basit bir inceleme ile sahteliğinin anlaşılması halinde basit, aksi halde nitelikli zimmet kabul edilmesi ve buna göre verilecek hürriyeti bağlayıcı ceza yanında nitelikli zimmet kabul edilen eylemler için para cezası tayini gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak tüm eylemlerin nitelikli zimmet kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre;
1- A- Sanığın operasyon yönetmeni olarak görev yaptığı, banka şubesinin yazısından anlaşılmakla, banka parasını korumakla yükümlü olup olmadığını, hesap açma kapama, para kabul ya da ödeme yetkilerinin bulunup bulunmadığım gösteren yazı genel müdürlükten getirtildikten,
B- İzinli, raporlu olduğu günler ile fiilen grup hareketine katıldığı gün ve saatler şubesinden sorularak tespit edildikten,
C- Ana kasa sorumlusu tanıklar H.B.K. ve K.G. dinlendikten ve suç tarihleri itibari ile ana kasa hareketlerini gösterir tahsilat makbuzları dosya içerisine alındıktan sonra karar verilmesi gerekirken, bu hususlar yerine getirilmeden alınan bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Sanığa 5411 sayılı Yasanın 160/2. maddesinin ikinci cümlesinde öngörüldüğü şekilde hürriyeti bağlayıcı ceza tayin edilerek, takdir edilecek gün para cezasının, artırım ve indirime tabi tutulduktan sonra 5237 sayılı TCK'nın 52. maddesindeki esaslara göre tayin edilecek sonuç adli para cezasının nitelikli zimmet suçu nedeni ile oluşan banka zararının 3 katına çıkartılması gerekirken doğrudan banka zararının 3 katı tutarında adli para cezası tayini,
3- Nitelikli zimmet suçundan verilen ve banka zararının üç katı artırılan adli para cezasının, ayrıca 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi uyarınca artırılamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi,
4- Düzenledikleri rapor hükme esas alınan bilirkişilerin yeminlerinin yaptırılmaması suretiyle CMK 64/6 maddesine muhalefet edilmesi,
5- Karar tarihindeki avukatlık asgari ücret tarifesine göre maktu vekalet ücreti 1250 TL olduğu halde yazılı şekilde eksik tayini, ödettirilmesine karar verilen banka zararı üzerinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca katılan banka lehine nispi vekâlet ücretine ve hazine lehine nispi harca hükmedilmemesi,
6- Zimmet suçundan doğrudan doğruya zarar görmeyen mudilerin davaya katılan olarak kabulüyle avukatı bulunanlar lehine vekalet ücretine hükmolunması,
7- Sanık hakkında, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, kendi altsoyu üzerinde, hak yoksunluğunun koşullu salıvermeye kadar uygulanabileceği düşünülmeden yazılı şekilde tüm kişiler yönünden şartla tahliye tarihine kadar belirtilen hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilmesi,
8- Mudi T.G.'in hesaplarına yapılan iade miktarını eksik belirleyen bilirkişi raporunun hükme dayanak yapılması,
9- İddianamede Mudi S.G.'in hesaplarından yapılan zimmet tutarının aynen iade edildiğinin anlatıldığı ancak bilirkişi raporunda 12.000 TL zimmet hesaplandığı, yine mudiler M. A.R., R. P. için iddianamede yer almayan zimmet miktarları hakkında ek iddianame ile dava açtırılmadan, zimmet tutarına dahil edildiği bilirkişi raporuna itibarla hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, müdahil vekili ile sanık müdafiinin temyiz dilekçelerinde ve sanık müdafiinin duruşmalı inceleme sırasında ileri sürdükleri temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, ceza miktarı ve tutukluluk süresi dikkate alınarak sanığın tutukluluk halinin devamına, 01.12.2010 günü 1 no.lu bozma nedeni yönünden Başkan ile üye B.K.'ın muhalefetleri ve oyçokluğuyla diğer bozma nedenleri yönünden oybirliği ile karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Sanığın, mudilerin önceden verdiği imzalı boş tediye fişlerini, onların bilgi ve talimatları olmaksızın doldurup hesaplarından para çekmek şeklindeki eylemlerinin zimmet suçunu oluşturacağı ve boş tediye fişlerinin sanığa verilmesinin suç vasfını değiştirmeyeceğini düşündüğümüzden sayın çoğunluğun esasa ilişkin 1 no.lu bozma gerekçesine katılmıyoruz. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy