(5411 S. K. m. 160)
Dava ve Karar: Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1 - Sanığın üzerine atılı suçun niteliğini belirlemek için müdahil bankanın 05.01.2010 tarihli cevabi yazısında, belirtilen corefinans sisteminin niteliğinin açıklığa kavuşturulması ve görevi gereği bu sisteme girip mudilerin bilgilerine ulaşabildiği belirtilen sanığın mevduat hesapları üzerinde para çekme, yatırma, virman, havale gibi bankacılık işlemlerini yapma yetkisinin bulunup bulunmadığı hususunun bankadan sorularak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken eksik tahkikatla hüküm kurulması,
Kabule göre;
2 - Sanığın müdahil bankanın Kayseri şubesinde kurumsal pazarlama temsilcisi olarak görev yaparken, mudi A. K.'ın vadesiz A.dolar hesabından bilgisi ve rızası dışında onun adına internet şifresi olarak toplam 13.000 A.dolarını çekip 30.11.2006 tarihinde tekrar hesaba yatırması ve görevinden ayrıldıktan sonra aynı metodla toplam 16.000 A.dolar parayı mudi A. K.'ın bilgisi ve rızası dışında çekip kendi hesabına yatırması eylemlerinin A. K.'ın parasını çekmek üzere bankaya başvurması üzerine 2 yıl sonra yapılan araştırma sonucunda ortaya çıkması nazara alındığında; sanığın bankadan ayrılana kadar yapmış olduğu işlemlerin, 01.11.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 160/2. maddesinde basit ve nitelikli zimmet fiillerinin ayırımında suçun zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla işlenmesi kriteri kabul edilerek bankayı aldatıcılık unsuru kaldırıldığı cihetle, bu tarihten sonra basit bir inceleme ile ilk bakışta anlaşılamayan her türlü hileli hareketin eylemi nitelikli zimmet suçu haline getireceği gözetilmeden, fiilin basit zimmet kabul edilerek yazılı şekilde eksik ceza tayini,
3 - Sanığın bankadan ayrıldıktan sonra 02.12.2006 - 04.12.2006 tarihleri arasında gerçekleştirdiği eylemlerinin zimmet suçunu oluşturmadığı gözetilmeden eylemlerin tamamının müteselsilen ve basit zimmet kabul edilerek hüküm tesisi,
4 - Banka zararının sanıktan alınarak katılana ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Sonuç: Yasaya aykırı, katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün isteme uygun olarak BOZULMASINA, 14.10.2010 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy