(5237 S. K. m. 7) (5271 S. K. m. 231)
Dava: Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 1- 2279 sayılı yasaya muhalefet suçlarında, suçtan doğrudan doğruya zarar gören kurum olan Maliye Hazinesinin yokluğunda verilen kararın usulüne uygun olarak tebliğinden sonra hazine vekilinin suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen Başbakanlık Gümrük Müşavirliği adına hükmü temyiz ettiği anlaşılmakla, şikayetçi vekilinin temyiz inceleme isteğinin 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2- Sanık müdafiinin temyiz talebinin incelenmesi neticesinde; 5271 sayılı CMK.nun, 5560, 5728 ve 6008 sayılı yasalar ile değişik 231. maddesinin 5, 6 ve 14. fıkralarında yapılan değişiklikler uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulaması olanaklı hale geldiğinden, 5237 sayılı TCK.nun 7. maddesi gözetilerek, yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 15.03.2011 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy