(2709 S. K. m. 40) (5237 S. K. m. 7) (5271 S. K. m. 34, 231, 232) (YCGK. 07.11.2006 T. 2006/6-213 E. 2006/229 K.)
Dava: Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Sanıkların yüzüne karşı verilen 29.05.2007 günlü mahkumiyet kararında, yasa yoluna başvuru şeklinin gösterilmediği ve bu nedenle Yargıtay C.G.K.'nun 07.11.2006 gün ve 2006/6-213 Esas, 2006/229 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere Anayasa'nın 40/2, 5271 sayılı CMK.'nun 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca tefhim usule uygun olmadığından sanık M. D.'ın bu karara yönelik temyizi süresinde kabul edilip, bu sanık hakkındaki temyiz talebinin reddine dair 20.06.2007 günlü karar kaldırılarak: , sanık B. A.'ın temyizi de yukarıda açıklanan nedenlerle süresinde kabul edilerek, tüm sanıklar hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan incelemede;
5271 sayılı CMK.'nun 5560 sayılı yasa ile değişik 231. maddesinin 5 ve 14. fıkralarında değişiklik yapan 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulaması olanaklı hale geldiğinden, 5237 sayılı TCK.'nun 7. maddesi gözetilerek, yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sunucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanıklar F. A. ve N. A. müdafii ile sanık M. D.ve B. A.'ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 31.03.2011 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy