(5607 S. K. m. 3) (5326 S. K. m. 29)
Dava: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3/13. maddesine aykırılıktan H. V. Y., A. K. Y. ve E. Ç. haklarında ayrı ayrı 63.124.125 Türk Lirası idari para cezası uygulanmasına dair İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 21.05.2010 tarihli ve 2010/5100 - 11325 sayılı idari yaptırım kararına karşı yapılan başvurunun reddine ilişkin İzmir 3.Sulh Ceza Mahkemesinin 07.02.2011 tarihli ve 2010/684 değişik iş sayılı kararına yönelik itirazın kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına, kabahatlilerin ayrı ayrı 20.035 Türk Lirası idari para cezası ile cezalandırılmalarına dair İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.05.2011 tarihli ve 2011/594 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 12.08.2011 gün ve 42857 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 27.09.2011 gün ve KYB. 2011-266777 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu ve gereği düşünüldü:
Mezkur ihbarnamede;
1- Dosya kapsamına göre, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun'la değiştirilen 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 29/1. maddesi gereğince Sulh Ceza Mahkemesinin kararına karşı yapılan itirazı inceleme görevinin Asliye Ceza Mahkemesine ait olduğunun gözetilmemesinde;
2- Hakkında idari yaptırım kararı uygulanan E. Ç.'ın gümrük müşaviri olduğu, kendisine firmanın kanuni temsilcileri tarafından ibraz edilen belgelere göre vekaletname, gümrük işlemleri ve ihracat beyannamelerini düzenlediği, gümrük müşavirinin ibraz edilen belgelerin emtialarla uyumlu olup olmadığı hususunda herhangi bir araştırma yapma görevinin bulunmadığı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarnamenin (1) nolu bendine yönelik yapılan incelemede:
Görev hususu kamu düzenini ilgilendirmekte olup, her aşamada dikkate alınması gerektiğinden,
Sonuç: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan (1) nolu ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden, İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.05.2011 gün ve 2011/594 değişik iş sayılı kararının CMK.nun 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma gerekçesine göre (2) nolu itiraz hakkında inceleme yapılmasına yer olmadığına, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yapılmasına, 20.09.2012 gününde oyçokluğu ile, karar verildi.
KARŞI OY
Sulh Ceza Mahkemesince verilen başvurunun reddi kararına karşı yapılan itiraz tarihinde 6217 sayılı yasa değişikliği henüz yapılmadığından talebin heyet mahkemesince incelenip karar verilmesi lehe, dolayısıyla da itirazın ağır ceza mahkemesince değerlendirilmesi doğru olduğundan, kanun yararına bozma talebinin reddi yerine sayın çoğunluğun kabul kararına katılmıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy