(5237 S. K. m. 50, 53) (5271 S. K. m. 231) (YCGK. 03.02.2009 T. 2008/11-250 E. 2009/13 K.)
Dava: Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü;
Karar: I- Katılan vekilinin sanık N. hakkında kurulan beraat hükümlerine yönelik temyizine göre yapılan incelemede;
Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
II- Sanık N. müdafiinin ve katılan vekilinin anılan sanık hakkında kaçakçılık ve sahtecilik suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyizlerine gelince;
Sanığın ortağı ve yetkilisi olduğu şirketin büyüklüğü, iş hacmi, istihdam kapasitesi, suç tarihine kadar yapılan ihracat miktarları ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın atılı suçlan işlediğine dair savunmasının aksini kanıtlar yeterli delil elde edilemediği gözetilerek, sanığın her iki suçtan beraatine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
Kabule göre de,
1- Kaçakçılık suçu yönünden;
a- 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda atılı eylemin müeyyidesi adli para cezasını, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda ise hürriyeti bağlayıcı cezanın yanında adli para cezasını da içermekte olduğu; kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın 5237 sayılı TCK.nın 50. maddesi gereğince adli para cezasına veya diğer seçenek yaptırımlara çevrilmesi halinde verilen sonuç ceza itibariyle 5607 sayılı Yasanın sanık lehine olabileceği gözetilerek;
Olaya suç tarihinde yürürlükte bulunan 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu ile suç tarihinden sonra 31.03.2007 tarihinde yürürlüğe giren 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun ilgili bütün hükümleri uygulanarak elde edilecek sonuçların birbiriyle karşılaştırılması ve karar yerinde tartışılması suretiyle lehe olan yasanın belirlenmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, denetime olanak verecek şekilde bu husus tartışılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi,
b- Dava konusu eşyanın FOB değeri suç tarihindeki ekonomik koşullar ve paranın satın alma gücüne göre pek fahiş olmadığı halde, mahkemece arttırım yapılmak suretiyle sanığa fazla ceza tayini,
2- Sahtecilik suçu yönünden;
a- 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinde düzenlenen suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi ve diğer objektif ve sübjektif koşulların varlığı halinde, CMK'nın 231/5 madde ve fıkrası gereğince, sanık hakkında aynı yasanın 231/6-c maddesi de değerlendirilerek tespit edilen söz konusu zararın giderilmesi durumunda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebileceği anlaşılmaktadır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararında; hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşullarından biri olan zarardan kast edilen maddi zarar olup, bu zararın belirlenmesinde teknik bilgiye ihtiyaç duyulmayan hallerde hakim, kanaat verici basit bir araştırma yaparak zararı belirlemelidir. denilmektedir.
Bu ilkeler çerçevesinde, her olaya özgü ayrı değerlendirme yapılarak, maddi zararın kanaat verici basit bir araştırma ile tespit edilebilmesi halinde zararın giderilebilmesi koşulundan bahsedilebileceği, somut olayda suçun işlenmesi ile ortaya çıkan ölçülebilir bir zarar bulunmadığı gibi, CMK'nın 231. maddesindeki diğer objektif ve sübjektif koşullar tartışma konusu yapılmadan yetersiz gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
b- 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, mahkum olduğu hapis cezası ertelenen veya koşullu salıverilen hükümlü hakkında anılan maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde yazılı kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından 1. fıkra hükmünün uygulanamayacağı, altsoyu dışında kalanlarla ilgili hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 11.07.2013 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy