(5237 S. K. m. 51, 54)
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I- 07.09.2014 tarihli olay tutanağında: suça sürüklenen çocuğun kolluk görevlilerini görünce elinde bulunan 2 poşet ile kaçmaya çalıştığı ve kovalamaca sonucu elindeki poşetlerden toplam 336 paket sigaranın ele geçirildiği, suça sürüklenen çocuğun ise tüm aşamalarda olay günü pazarda 5-6 küçük çocuğun tezgahta sigara sattığını, 2 karton sigara aldığını, bu çocukların polisleri görünce kaçtığını, polislerin orada bırakılan sigaraların kendisininmiş gibi işlem yaptığını savunması karşısında tutanak tanıklarının olaya ilişkin beyanları alınarak sigaraların olay yerinde ne şekilde bulunduğu ve suça sürüklenen çocuğun sigaraları satarken görülüp görülmediği ele geçen sigaraların suça sürüklenen çocuğun elindeki poşetten ele geçirilip geçirilmediği belirlendikten sonra sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
II- Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasa'nın 3/22. maddesine eklenen " Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin suça sürüklenen çocuk lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK'nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Kabule göre de;
1- Suça sürüklenen çocuk hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasanın 89.maddesiyle değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18-son cümle delaletiyle anılan Yasanın 3/5. ve 3/10. madde ve fıkraları gereğince uygulama yapılması ve yine aynı Yasanın 3/22. maddesinin de uygulama şartlarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
2- Ele geçen sigaralar hakkında bilirkişi incelemesi yapılmadan karar verilmesi,
3- Suça süreklenen çocuğa verilen gün para cezası, adli para cezasına çevrilirken 5237 sayılı TCK'nun 52/2 maddesi yerine TCK'nun 52. maddesinin yazılması suretiyle CMK'nun 232/6. maddesine aykırı davranılması,
4- Erteli cezada 5237 sayılı TCK'nun 51/7-8 .maddesi gereğince ihtarlara karar verilirken uygulama maddelerinin gösterilmemesi suretiyle CMK'nun 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
5- Dava konusu sigaraların TCK'nun 54/4. maddesi yerine TCK'nun 54. maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, Suça sürüklenen çocuk ve müdafii ile katılan kurum vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.05.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)