MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Yasaya muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1. Suç tarihinde gümrük kaçağı ve sağlıksız ortamda et bulundurulduğu bilgisi üzerine olay yerine gelen güvenlik güçlerince usulüne uygun yapılan aramada, bir kısmı ambalajlı bir kısmı açık şekilde kolilenmiş vaziyetteki davaya konu toplam 1.560 Kg. kaçak kırmızı etin ele geçirildiği olayda; her ne kadar mahkemece, kovuşturma aşamasında dinlenilen tutanak mümzii veteriner hekim tanıkların, renk değişikliğine uğrayıp kokuştuğu, bozulduğu ve bu haliyle çevre, insan ve toplum sağlığını bozacak şekilde güvensiz gıda olduğu tespit edilen suça konu etlerin imha edildiğine yönelik beyanları karşısında, suça konu etleri kasaplara satacağını beyan eden sanık hakkında 5607 sayılı Yasanın 4/7. maddesi uyarınca nitelikli halden temel cezanın belirlenmesi suretiyle uygulama yapılmış ise de;
5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 4/7. maddesinde "Kaçakçılık suçunun konusunu oluşturan eşyanın, Devletin siyasî, iktisadî veya askerî güvenliğini bozacak ya da çevre veya toplum sağlığını tehdit edecek nitelikte olması halinde, fiil daha ağır cezayı gerektiren bir suç oluşturmadığı takdirde, verilecek hapis cezası on yıldan az olamaz." şeklinde öngörülen düzenlemeye göre toplum ve çevre sağlığını tehdit edecek nitelikteki eşyanın, özellikle zararlı atık ve artık madde veya tehlike yaratan eşya olmasının gerektiği, anılan hükümde suça verilen önem dolayısıyla hapis cezası alt sınırının bu nedenle on yıl olarak belirlendiği açıktır.
Somut olayda ise, sanığın eyleminin 5607 sayılı Yasanın 4/7. maddesi anlamında toplum ve çevre sağlığını tehdit eder mahiyette olmadığı, atılı suçun ancak büyük çapta çevre ve toplum sağlığını tehdit eden toplumsal olaylarda oluşabileceği, aynı zamanda anılan maddede kaçakçılık konusu eşyanın bizatihi imalatının çevre veya toplum sağlığını tehdit edecek nitelikte olmasının arandığı da gözetilerek, uygulama yeri olmayan 5607 sayılı Yasanın 4/7. maddesi uyarınca hüküm tesis edilerek sanık hakkında fazla ceza tayini,
2. TCK'nun 53. maddesinin uygulanması açısından 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 E. - 2015/85 K. sayılı kararı gözönünde bulundurularak hüküm oluşturulmasının gerekmesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07.01.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy