MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Suç tarihinde saat 12.00 sıralarında sanık ...’in sürücülüğünü yaptığı .... plakalı araçta yapılan aramada 40 adet çuval içerisindeki 2.000 Kg. kaçak şekerin ele geçirildiği olayda; sanık ...’in savunmasında, dava konusu şekerlerin, öncülük yapan diğer sanık ...’a ait olduğunu, kendisinin taşımacılık yaptığını beyan ederek suçlamayı kabul etmediği, sanık ... ise aşamalarda değişmeyen savunmasında, ele geçen şekerlerle bir ilgisi bulunmadığını ve suç tarihinde öncülük yapmadığını beyan ederek suçlamayı kabul etmemesi karşısında; sanık ...’in fiilen kullandığı telefon numaraları ile kollukta bildirdiği .... numaralı telefon hatları ile sanık ...’ın fiilen kullandığı telefon numaraları ile kollukta bildirdiği .... numaralı mobil telefon hatlarına ait suç tarihinden 3 gün öncesi ve 3 gün sonrasındaki “sinyal bilgileri ile HTS kayıtlarının” getirtilerek, sanıkların görüşme yapıp yapmadığının tespiti ile sonucuna göre sanık ...’ın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabule göre de;
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla; 5237 sayılı TCK'nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 09.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy