MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Yasaya aykırılık, Resmi Belgede Sahtecilik
HÜKÜM : Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... haklarında her iki suçtan da beraat; Sanıklar ..., ... ve ... haklarında her iki suçtan da hükümlülük, birleşen 2011/96 esas sayılı dosyasında Resmi Belgede Sahtecilik suçundan beraatlerine, Kaçakçılık suçundan ise 588.110,74 TL idari para cezası ile cezalandırılmalarına, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I) Katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteminin ana dosyada sanıklar ..., ..., ..., ... ile birleşen dosyada sanık ... hakkında kaçakçılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından verilen beraat kararlarına yönelik temyizi üzerine yapılan incelemede;
Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre katılan kurum vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
II- Katılan Gümrük İdaresi vekilinin sanıklar ..., ... ve ... için birleşen dosyada kaçakçılık suçundan açılan dava sonucu verilen idari para cezaları, resmi belgede sahtecilik suçundan beraat ile sanık ... hakkında ana dosyada kaçakçılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından verilen beraat hükümlerini; Sanık ..., sanıklar ... ve ... müdafiilerinin kaçakçılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından verilen mahkumiyet hükümleri ile birleşen dosyada verilen idari para cezasına yönelik temyizleri üzerine yapılan incelemede;
... firması adına tescilli 31.01.2011/IM34160 tarih ve sayılı Serbest Dolaşıma Giriş Beyannamesi muhteviyatı eşyanın yapılan muayenesi sonucu fatura muhteviyatı eşyalar ile birlikte beyan harici olarak 1500 adet telefon boardı, 1500 adet telefon bataryası, 1500 adet tuş takımının bulunduğunun tespit edildiği, dosyada bulunan 06.12.2011 tarihli bilirkişi raporuna göre; beyan harici eşyalar ile beyan edilen eşyalar birleştirildiğinde GTİP 8517.12.00.00.11 pozisyonundaki cep telefonu eşyasının mümeyyiz vasfını oluşturduğu, ...söz konusu beyannamede eşyanın değeri CIF 3.987,48 TL olarak beyan edilmesine rağmen, beyan edilen eşyalar ile beyan harici eşyalar birleştirildiğinde eşyanın CIF değerinin 53.700 TL olduğunun tesbit edildiği, ...3093 sayılı karar gereğince cep telefonu ithalatında KDV matrahı üzerinden % 6 oranında bandrol vergisi tahsil edileceğinin kararlaştırıldığı, buna göre 7.724,40 TL bandrol ücreti tahsilinin gerekeceği, ...cep telefonu cinsi eşyanın ithalinde garanti ve uygunluk belgesi arandığı halde GTİP saptırması yapılarak ülkeye sokulmaya çalışıldığı,...hiç alınmayan ÖTV tutarının 75.000 TL, KDV tutarının 23.173 TL olduğu, hiç ödenmeyen gümrük vergilerinin toplamının ise 98.173,22 TL olduğunu,
Birleşen 2011/96 E sayılı dosyada;
.. firması adına Halkalı Gümrük Müdürlüğüne tescilli 31.01.2011/IM020987 tarih ve sayılı Serbest Dolaşıma Giriş Beyannamesi ile tuş boardı olarak beyan edilen eşyanın muayenesi sonucunda, 1 kap içerisinde cep telefonlarına ait anakart olduğu, dosyada bulunan 22.06.2012 tarihli ek bilirkişi raporuna göre; anakart üzerinde sim kart takma yerinin bulunduğu, eşyanın bu durumu ile basit bir işçilik ile cep telefonunun mümeyyiz vasfını oluşturacağı, eşyanın 8517.12.00.00.11 GTİP'inde değerlendirilmesi gerektiği, söz konusu eşyanın ithali için DTS uygunluk belgesi aranıldığı ayrıca Sanayi Bakanlığından alınacak garanti belgesi ibrazı gerektiği, ...sanıkların GTİP saptırması yapmak suretiyle ithali uygunluk belgesi ve garanti belgesine tabi eşyayı ülkeye sokmaya çalıştıkları,... 9.887,45 TL olarak beyan edilen CIF değerin emsal değerler dikkate alındığında 78.581 TL olduğunun tesbit edildiği, 3093 sayılı karar gereğince cep telefonu ithalatında KDV matrahı üzerinden % 6 oranında bandrol vergisi tahsil edileceğinin kararlaştırıldığı, buna göre 11.299,86 TL bandrol ücreti tahsilinin gerekeceği,...hiç alınmayan ÖTV tutarının 109.750 TL, KDV tutarının 33.899,58 TL olduğu, hiç ödenmeyen gümrük vergilerinin toplamının ise 143.649,58 TL olduğunun bildirildiği;
Sanıklar ... ve ...'in suça konu eşyaların ithalatçısı olan ... Elektronik eşya pazarlama sanayi ve Dış Tic.Ltd.Şti isimli firmanın ortakları , sanık ...'in bu firmanın yetkili müdürü, sanık ...'ın söz konusu ithalat işlemlerinde beyannamelerin hazırlanmasını sağlayan kişi olduğu, sanıkların suça konu aynı tarihli 2 adet beyanname ile bilirkişi raporlarında belirtildiği üzere basit bir işçilik ile cep telefonuna dönüştürülmesini sağlayan eşyaları ithal ederek suç tarihinde yürürlükte bulunan 5607 sayılı Yasanın 3/2. maddesinde tanımlanan “Eşyayı, sahte belge kullanmak suretiyle gümrük vergileri kısmen veya tamamen ödenmeksizin ithal etme” suçunu iştirak halinde işledikleri ve sanıkların gümrük vergilerini tamamen ödemekten kaçınarak tek suç işleme icrası kapsamında hareket ettikleri anlaşılmakla; Resmi belgede
sahtecilikten beraat ve mahkumiyet hükümleri, kaçakçılık suçları yönünden de ayrı ayrı mahkumiyet ve idari para cezasına hükmedilmesi,
Kabule göre de;
1. Mahkemece birleşen dosyada sanıklar ..., ... ve ... hakkında 5607 sayılı Yasanın 3/2. maddesi gereğince cezalandırılması istemi ile açılan davada, atılı eylem suç değil kabahat olarak nitelendirilerek idari para cezası verildiği, değişen suç vasfına göre mahkemenin kaçakçılık suçu yönüyle eylemin suç değil, kabahat olduğundan bahisle sanıklar hakkında öncelikle beraat hükmü kurup, sonrasında kabahat nedeniyle hüküm kurulması gerekirken, doğrudan idari para cezasına hükmedilmesi,
2. Kaçakçılık suçları yönünden kurulan hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasa'nın 3/22. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK'nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş Sanık ..., sanıklar ..., ... müdafiileri ile katılan kurum vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08.07.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy