MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere, aracın müsaderesine yer olmadığına
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I) Nakil aracının iadesine yönelik temyiz itirazı üzerine yapılan incelemede;
Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre nakil aracının iadesine ilişkin hükmün istem gibi ONANMASINA,
II) Sanık ...’ın temyiz itirazları üzerine yapılan incelemede ise;
1. Olay tarihinde sanık ...'ın aracında yapılan aramada, üzerinde Yeni Rakı ibaresi bulunan 180 şişe bandrolsüz, üzerinde arapça yazılar bulunan içkinin ele geçirildiği ve içkilerin yerli üretim olduğu anlaşılmakla, ihraç kaydı ile yurtdışı edilip yasa dışı yollardan yurda sokulup sokulmadığının tespiti bakımından üretici firmaya söz konusu içki şişelerinin barkod numaralarının ayrı ayrı sorularak sonucuna göre yerli üretim içkilerin bandrolsüz bulundurulduğunun tespiti halinde 6545 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesi, yerli üretim içkilerin ihraç kaydı ile üretilip yurtdışı edildikten sonra yasadışı yollardan ülkeye sokulduğunun tespiti halinde ise 6545 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesi yollaması ile 3/5. ve 3/10. madde ve fıkralarından hüküm kurulması gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
2. Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık ... lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK'nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
3. Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 08.04.2014 tarih ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanık ...'ın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK'nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 13.01.2015, iddianame düzenleme tarihinin ise 10.04.2015 olduğu,
Aynı gün incelenen Dairemizin 2019/348 Esas sırasında kayıtlı Hatay 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2015/91 Esas, 2015/982 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 16.12.2014, iddianame düzenleme tarihinin ise 13.01.2015 olduğu,
Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerinin TCK'nun 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından anılan dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09/06/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy