MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : 27/10/2015 tarihli karar ile hükümlülük, müsadere, tasfiye; 11/05/2016 tarihli ek karar ile sanık ... müdafiinin temyiz talebinin reddine
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Gıyapta verilen kararın, dosya kapsamına göre sanık ...’ın bilinen en son adresi olan ve yargılama aşamasında bildirilen MERNİS adresine bilâ tebliğ iade edildiği, aynı adrese 6099 sayılı Yasa ile değişik 7201 sayılı Yasanın 21/2. maddesi uyarınca tebligat yapılması gerektiği gözetilmeden, anılan Kanunun 35. maddesine göre tebligat yapılması usulsüz olduğundan, mahkemenin temyiz isteğinin reddine dair 11.05.2016 tarihli ek kararı usul ve yasaya uygun bulunmadığından, anılan ek karar kaldırılarak, 27.10.2015 tarihli hükme yönelik sanık ... müdafii ile sanık ...’ün temyiz itirazlarının incelemesinde;
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanıkların eyleminin 5015 sayılı Yasanın Ek 5/1. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 11/04/2013 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 Sayılı Yasa ile 5015 sayılı Yasanın Ek 5/1. maddesinin yürürlükten kaldırılarak atılı suça ilişkin düzenlemenin 5607 Sayılı Yasanın 3/11 ve 3/12. maddeleri kapsamı içine alındığı ve halen yürürlükte bulunan 6545 sayılı Yasa ile değişik 3/11 ve 3/12. maddeleri ile de aynı düzenlemenin korunduğu cihetle,
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla,
Suç tarihinde yürürlükte olan 5015 sayılı Yasa ile 6545 ve 7242 sayılı Yasalar ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 3/12. 3/22, 5/2 madde ve fıkraları somut olaya uygulanarak, belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı TCK'nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile, 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Kabule göre de;
Sanığın eyleminin, suç tarihi ve ele geçirilen eşyanın niteliği itibarıyla suç tarihinde yürürlükte olan 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun ek 5/1. maddesi kapsamında kaldığı gözetilmeden, TCK'nun "zaman bakımından uygulama" başlıklı 7. maddesi nazara alınarak, 11.04.2013 tarihinde yürürlüğe giren ve olay tarihinde yürürlükte olmayan ve lehe hüküm içermeyen 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3/12. madde ve fıkrasından hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ile sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 07.07.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy