MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Yasaya aykırılık, görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere, aracın müsaderesine yer olmadığına
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanık müdafii ve o yer Cumhuriyet Savcısının sanık hakkında “görevi yaptırmamak için direnme” suçundan kurulan mahkumiyet kararına, sanık müdafii, o yer Cumhuriyet Savcısı ve Katılan ... idaresi vekilinin ise “5607 sayılı yasaya muhalefet” suçundan kurulan hükme yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde;
1)Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2007/10-85 Esas, 2007/109 sayılı Kararında da belirtildiği üzere, aralarında bağlantı bulunsa dahi, sahtecilik suçu dışındaki diğer suçların yargılamalarının kaçakçılık suçu yargılaması ile birlikte görülemeyeceğine ilişkin kararı gereğince, görevi yaptırmamak için direnme ve kaçakçılık suçlarının tefrik edilerek kovuşturmaların ayrı ayrı yapılması gerektiği gözetilmeden aynı kovuşturmayla her iki suçtan yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre ise;
2)Sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasanın 89. maddesiyle değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18- son cümle delaletiyle anılan Yasanın 3/5. maddesi uyarınca temel ceza belirlendikten sonra aynı Yasanın 3/10. madde ve fıkrası gereğince uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
3)Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 08.04.2014 tarih ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ile 16.05.2017 tarih ve 2015/398 Esas, 2017/272 Karar sayılı ilamlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK'nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 12.12.2014, iddianame düzenleme tarihinin ise 20.01.2015 olduğu,
Yapılan UYAP sorgulamasında Bitlis 1.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2015/470 Esas sayılı ve halen derdest olan dosyasında suç tarihinin 27.09.2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 06.11.2015 olduğu,
Yapılan UYAP sorgulamasında ...Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2020/29 Esas sayılı ve halen derdest olan dosyasında suç tarihinin 30.06.2014, iddianame düzenleme tarihinin ise 10.01.2020 olduğu,
Yine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/45773 sırasında kayıtlı... Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/72 Esas- 2016/243 Karar sayılı dosyasında ise suç tarihinin 08.10.2013 iddianame düzenleme tarihinin ise 05.02.2015 olduğu ,
Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerinin TCK'nun 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından anılan dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
4)Suç tarihi itibariyle suça konu eşyanın değerinin fahiş olmasına rağmen 6545 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini;
5)Tekerrüre esas alınabilecek adli sicil kaydı bulunan sanığın adli sicil kaydındaki mahkumiyetinin 4733 sayılı Yasaya muhalefet suçuna ilişkin olduğu anlaşılmış olup, hükümden sonra 15.04.2020 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla söz konusu ilam ile ilgili uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı mahkemesinden araştırılarak neticesine göre tekerrüre esas alınıp alınmayacağının değerlendirilmesi gerekmesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafii, o yer Cumhuriyet savcısı ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA , 09.06.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Yazı İşl. Müd.Y
İ.A
Full & Egal Universal Law Academy