(766 S. K. m. 13, 47, 50)
Dava: Taraflar arasında tapulama tesbitinde doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle temyiz isteğinin kanuni süresinde olduğu anlaşıldı, tetkik raporu ve dosyadaki kağıtlar okundu, tetkik hakiminin açıklaması dinlendi ve gereği düşünüldü:
Karar: Nizalı 643-648 parsel sayılı 7 parça taşınmazın tapulama sırasında malik haneleri davalı olduğundan söz edilerek açık bırakılmıştır. Tapulama komisyonu da aynı nedenle yetkisizlik kararı vermiş mahkeme ise esasına hükmetmiştir. 766 sayılı Tapulama Kanunun 47. maddesinin son fıkrası hükmünce şuyuun giderilmesi davaları tapulama mahkemesinin görevi dışında kalan davalar olup Tapulama Kanunu'nun 13 ve 50. maddelerinin uygulanmasını gerektirmemektedir. Bu itibarla böyle bir dava nedeniyle tapulama kanunun 13. maddesi uygulanmaz ve binnetice tutanağın malik hanesi açık bırakılamaz. Eğer böyle bir dava nedeniyle malik hanesi açık bırakılmış ise tapulama ilk aşamada teknisyen ve yardımcısı tarafından yapılmamış sayılacağından mahkemece işe el koymamalı, tapulamanın tamamlanması için tutanağın ve ilgili belgelerin tapulama müdürlüğüne iadesine karar verilmelidir. Mahkemece bu yönden zühul olunarak işin esasına hükmedilmiş bulunması isabetsiz, temyiz itirazları bu itibarla yerinde olduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve sair yönlerin şimdilik incelenmesine, 766 sayılı tapulama kanunun 73. maddesi uyarınca harç alınmasına mahal olmadığına 03.03.1975 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy