(1757 S. K. m. 12, 179, 214)
Taraflar arasında tapulama teshilinden doğan dava sonucunda verilen ve Toprak ve Tarım Reformu bölgesinde bulunması nedeni ile 1757 sayılı Kanununun 214. maddesi uyarınca Yargıtay'ca öncelikle incelenmesi gereken hükme ilişkin temyiz isteğinin kanuni süresinde olduğu anlaşıldı, tetkik raporu ve dosyadaki kağıtlar okundu, tetkik hakiminin açıklaması dinlendi ve gereği görüşüldü:
Tapulama tesbiti sırasında dava konusu taşınmaz mallar davalı taraf adına tesbit edilmiştir. Tapulama Komisyonunca itirazı red edilen davacı taraf süresinde dava açmıştır. Mahkemece davanın görev yönünden reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Her ne kadar 766 sayılı Tapulama Kanununun uygulama alanı illerin merkez ilçesiyle, İlçelerinin Belediye sınırı dışı olarak kabul edilmiş ise de, bu temel hükmün ayrık hali 1757 sayılı Toprak ve Tarım Reformu Kanununun 12. maddesiyle getirilmiştir. Anılan madde de (Toprak ve Tarım bölgesi olarak belirtilen ve tapulaması bulunmayan köylerle ilçe veya il belediye sınırları içindeki tarım arazilerinin, öncelikle uygulamaya geçilerek alanlardan başlamak üzere, tapulamasıyla gerekli nitelik ve ölçekteki haritaları yapılır) hükmü yer almıştır. Anılan hükme göre il ve ilçe Belediye sınırları içinde de reform bölgesinde Tapulama Kanunu hükümleri uygulanacaktır. Mahkemece bu maddedeki (tapulaması yapılır) sözünün 2613 sayılı kanununun uygulanacağı şeklinde yorumlanması 1757 sayılı kanununun metnine ve bu kanundan doğan tüm uyuşmazlıkların tapulama mahkemesinde görülmesi biçiminde getirilen hükme ve kanun koyucunun amacına aykırı düşmektedir. Mahkemece görevsizlik kararı verilmesi isabetsiz, temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve davanın değeri göz önünde tutularak 1757 sayılı kanununun 179. maddesinin 1. fıkrasına göre harç alınmasına mahal olmadığına 30.12.1975 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy