(1086 S. K. m. 429) (766 S. K. m. 33, 73)
Dava: Taraflar arasında tapulama tespitinden doğan davadan dolayı verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle temyiz isteğinin kanuni süresinde olduğu anlaşıldı, tetkik raporu ve dosyadaki kağıtlar okundu, tetkik hakiminin açıklaması dinlendi, gereği görüşüldü:
Karar: Mahkemece hükmüne uyulan Yargıtay bozma kararlarında, dava konusu taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği ile iktisabına olanak bulunduğu belirtilmiş ancak, Medeni Kanunun 581. maddesi hükmü uyarınca terekeye mümessil tayin edilmesi ya da tüm mirasçıların davaya katılmalarının sağlanması gereğine de değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra 1617 sayılı Kanun gözönünde tutularak davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
22.4.1965 günlü Yargıtay bozma kararında tapu da kayıtlı olmayan ve hazinece usulü dairesinde el konulmamış bulunan taşınmazın mücerret yitik kişiden metrük olması zilyedlikle iktisabına engel olmayacağı, zilyed adına tescili gerekeceği belirtilmiştir. Mahkemece, anılan bozma kararına 23.3.1966 günlü otuumda uyulmuştur. Kanunların geriye doğru yürümesi, kazanılmış hakları ihlal etmemek kaydı ile mümkündür. Bir davada oluşan usulü kazanılmış hak eğer hakkın bir tarafa aidiyetinin kabulünü gerektiriyor ise bu durumda kazanılmış hakkın varlığı kabul edilir. Bu itibarla 1617 sayılı Kanunu 20. maddesiyle Tapulama Kanununun 33. maddesi değiştirilmiş ve kanun gereği hazineye kalan yerler üzerinde kazandırıcı zamanaşımı işlemeyeceği hükmü getirilmiş, ek maddesi gereğince de bu hüküm geriye doğru yürütülerek dava önce açılmış derdest davalara uygulanacağı öngörülmüş ise de bu hüküm 1965 yılında o zaman daki İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince taşınmazın zilyed adına tescili doğrultusunda sevk edilen bozma kararına uyulma sonucu zilyed yararına ortaya çıkan kazanılmış hakkı etkilemez. Mahkemece, bu yön gözönünde bulundurulmaksızın yazılı biçimde hüküm oluşturulması isabetsizdir. Bu hükmün BOZULMASINA ve 766 sayılı Tapulama Kanununun 73. maddesi uyarınca harç alınmasına yer olmadığına 1.2.1978 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy