(743 S. K. m. 638) (766 S. K. m. 74, Geçici m. 3)
Dava ve Karar: Taraflar arasında tapulama tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle temyiz isteğinin kanuni süresinde olduğu anlaşıldı, tetkik raporu ve dosyadaki kâğıtlar okundu, tetkik hâkiminin açıklanması dinlendi, gereği görüşüldü:
Tapulama sırasında 810, 872 ve 874 parsel sayılı taşınmazlar tapu kaydına dayanılarak Hazine adına tesbit edilmiştir. İtirazı tapulama komisyonunca red olunan davacı Salih kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanmış ve dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Hazine'nin dayandığı tapu kaydı 4753 sayılı Kanun hükümlerine göre oluşturulmuştur. Davacı ise kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanmıştır. Gerçekten 4753 sayılı Kanun'a bir madde eklenmesi hakkındaki 1073 sayılı Kanun'un ek maddesinde: Tapulama komisyonlarınca Devlet arazisi olarak Hazine adına tescil edilmiş bulunan yerlerin koşullarının varlığı halinde 766 sayılı Tapulama Kanunu'nun geçici 3. maddesi uyarınca zilyetleri adına tesbit edilmek üzere dağıtım dışı bırakılacağı öngörülmüştür. Olayda Tapulama Kanunu'nun yürürlüğü günü ile itiraz günü arasında 10 yıllık süre geçmiştir. Her ne kadar mahkemece 1757 sayılı Kanun hükümleri gereğince 4753 sayılı Kanun'un kaldırılmış olduğunu ve 1073 sayılı Kanun ile eklenen maddenin de kaldırıldığı ve dolayısıyla artık bu Kanun'un uygulama olanağı kalmadığı kabul edilmek suretiyle genel hükümlerden hareketle on yıllık süre geçtiği sonucuna varılarak dava reddedilmiş ise de; mahkemenin bu görüşünde isabet bulunmamaktadır. Çünkü hakları ve borçları hangi kanun meydana getirmiş ise, yürürlükten kaldırılmış olsa bile o Kanun'un öngördüğü koşullar incelenmek suretiyle uyuşmazlığın çözümlenmesi zorunludur. 4753 sayılı Kanun'a göre meydana getirilen tapu kaydına karşı aslında kazandırıcı zamanaşımı hükümlerine dayanılarak ayın davası açılamaz. Sonradan ayrık bir durum eklenen madde ile meydana getirilmiştir. O halde o Kanun'un koşullarının uyuşmazlığın çözümünde esas tutulması gerekir. Bundan başka olayda mahkemenin kabulüne göre de M.K.'nun 638. maddesinin uygulama olanağı yoktur. Sözü edilen madde kayıt sahibi yararına uygulanacak bir hüküm taşımaktadır.
Sonuç: Bu nedenlerle yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile mahkemenin gerekçesi düzeltilerek sonucu doğru olan hükmün ONANMASINA, 766 sayılı Tapulama Kanunu'nun 74. maddesi uyarınca 30 lira onama ilâm harcının temyiz edenden alınmasına, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy