(743 S. K. m. 645, 931) (766 S. K. m. 42, 73)
Dava: Taraflar arasında tapulama tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle temyiz isteğinin kanuni süresinde olduğu anlaşıldı, tetkik raporu ve dosyadaki kağıtlar okundu, tetkik hakiminin açıklaması dinlendi, gereği görüşüldü:
Karar: Tapulama sırasında yüzölçümü 20 dönümü geçen taşınmaz tapu kayıtlarına tapu dışı paylaşmaya dayanılarak davalı taraf adına tespit edilmiştir. İtirazı tapulama komisyonu tarafından red edilen davacı hazine vekili tapu miktar fazlası bulunduğunu ileri sürmüş ve dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine dava konusu parselin davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı tarafın dayanmış olduğu tapu kaydının, 1951 yılında sulh hukuk mahkemesi kararı ile yüzölçümü düzeltiliş ve haritaya bağlanmıştır. Haritanın tapu sicilinde dayanak olarak bulunduğu tapu idaresinin karşılık yazısında belirtilmiştir. Tapulama Kanununun 42. maddesi hükmünce tapu kaydının kapsamı uygulama yeteneği bulunan ve kaydın dayanağını oluşturan haritası ile belli edilir. Hazine haritanın kendilerini bağlamıyacağını ileri sürmüş ise de, kayıtlar tapuda satış suretiyle el değiştirmiş olmasına göre son malikler MK.nun 931. maddesinden yararlanırlar. Harita, sicilin aleniyetten yararlanan bir parçasını oluşturur. Hazine davalı tarafın iktisabın kötü niyetli olduğunu iddia etmemiştir. O halde hazinenin haritaya dayanılamıyacağı yollu itirazı yerinde değildir. Ancak, mahkemece haritanın uzman bilirkişi ile kapılan uygulaması yeterli bulunmamaktadır. Dosyada iki harita vardır. Hangisinin hangi parsele uygulandığı yeterli bir biçimde açaklanmamış olduğu gibi, haritanın yüzölçümü hesabında on sekiz hektar belirtildiği halde on üç hektar olarak açıklamada bulunulmuştur. Kenar uzunlukları okunamadığı şeklinde fotokopi de meşruhat yazıldığı görülmüş hesabın ne şeklide yapıldığı belirtilmemiştir. O halde haritanın asılları sicilden getirilmeli, hangi haritanın hangi parsellerle ilgili olduğu davalı tarafa açıklattırılmalı, harita uzman bilirkişilere yerine uygulattırılmalı, uygulamada hangi esasların gözönünde tutulduğu raporda açıklattırılmalı, uygulama sonucunda MK. nun 645. maddesi de nazara alınarak haritada ki sınırların esas olacağı düşünülmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir. Bu itibarla yerinde olan temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve 766 sayılı Tapulama Kanununun 73. maddesi uyarınca harç alınmasına yer olmadığına, 16.4.1979 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy