(766 S. K. m. 26)
Dava: Taraflar arasında tapulama tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle temyiz isteğinin kanuni süresinde olduğu anlaşıldı, tetkik raporu ve dosyadaki kağıtlar okundu, tetkik hakiminin açıklaması dinlendi, gereği görüşüldü:
Karar: Tapulama sırasında dava konusu taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine ve satım almaya dayanılarak davalı adına tespit edilmiştir. İtirazı tapulama komisyonunca ret edilen davacı Döndü vekili olduğunu bildiren vekaletnamesi olmadığı saptanan Mehmet dava açmıştır. Mahkemece davanın açılmamış sayılmasına ve tutanağın iadesine karar verilmiş; hüküm, davacı Döndü vekili Av. Osman tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacı Döndü'nün vekili sıfatıyla tapulama tespitine itiraz eden ve dava açan Mehmet'in davacının vekili olmadığı saptanmış ve bu nedenle davanın açılmamış sayılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir. Davanın yetkili vekil tarafından açılması bir dava koşuludur. Ne var ki yetkisiz vekil tarafından açılan dava, sonradan davacı tarafından verilmesi icazet halinde geçerli hale gelir, İcazetin varlığı bizzat davacının davaya katılması yolu ile gerçekleştirilebileceği gibi; bir başka vekile usulüne uygun biçimde düzenlenen bir vekaletname verilerek davayı o vekille yürütme yolu ile de oluşturulabilir. Olayda Avukat Osman, sonradan vekil olarak atanmış ve, dava adı geçen vekil aracılığı ile sona erdirilmiştir. Bu durumda geçerli bir davanın varlığının kabulü zorunludur. Ancak, tapulama tespiti evresinde aynı sonuca varmak olanaksızdır. Sonradan atanan vekile verilen vekaletnamede tapulamanın itiraz işlemlerinde geçerli olacağı yönünde bir kayıt bulunmamaktadır. Olayda vekil sıfatıyla itiraz eden kişinin vekaletnamesi yoktur. İtiraz evresi bakımından icazette verilmemiştir. Tapulamanın yönetsel evresi ile ilgili itiraz işlemleri, dava safhasından tümüyle ayrıdır. Bir başka deyimle dava, itirazın devamı değildir. Dava için verilen icazeti, itiraz evresini kapsamına alamaz. Sonradan davaya giren vekilin vekaletnamesinde müvekkil adına itiraz içinde önceki yetkisiz vekilin itiraz işlemine icazet verildiğine dair bir kayıt bulunmamaktadır. O halde süresinde yetkili vekil tarafından itiraz edilmediği için tutanak kesinleşmiştir.
Sonuç: Bu durumda mahkemece dava hakkında görevsizlik kararı verilmek gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm verilmiş olması isabetsiz temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve 766 sayılı Tapulama Kanunun 73. maddesi uyarınca harç alınmasına yer olmadığına 13.06.1979 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy