(1086 S. K. m. 187) (766 S. K. m. 58, 73)
Dava: Taraflar arasında tapulama tespitinden doğan dava soncunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle temyiz isteğinin kanuni süresinde olduğu anlaşıldı. Tetkik raporu ve dosadaki belgeler okundu. İş inceledi. Gereği görüşüldü:
Karar: Tapulama sırasında 2382, 2383, 2384, 2385 sayılı parsellerin tespitine vaki itiraz üzerinde tapulama komisyonu itirazın reddine parsellerin tespit gibi tesciline karar verilmiş, davacı (tespit malikleri) şeklinde tara göstermek suretiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın husumet yönünden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesinde hangi parselin dava edildiği açıkça gösterilmiştir. Davalı olarak kişi adı yazılmamış, ancak tespit malikleri olduğu belirtilmiştir. Kuşkusuz bu biçimde verilen dava dilekçesi usule uygun olarak düzenlenmiş bir dilekçe biçiminde nitelendirilemez ise de; Tapulama Kanunun 58. maddesi aracılığı ile Usulün 187/7 maddesi hükmü gereğince iptidai itiraz ileri sürülmüş olduğu takdirde dilekçenin iptali mümkündür. Olayda iptidai itiraz ileri sürülmediğine göre mahkemece dava dilekçesinde kimlerin davalı olduğu tespite atıf yapılmak suretiyle belirtildiğine göre işin esasına girilmesi zorunludur. Bu itibarla yerinde olan temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve 766 sayılı Tapulama Kanununun 73. maddesi uyarınca harç alınmasına 10.7.1980 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy