(766 S. K. m. 1)
Dava: Taraflar arasında tapulama tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle temyiz isteğinin kanuni süresinde olduğu anlaşıldı, tetkik raporu ve dosyadaki kağıtlar okundu, tetkik hakiminin açıklaması dinlendi, gereği görüşüldü:
Karar: Tapulama sırasında 106 parsel sayılı 8600 m.2 yüzölçümündeki taşınmaz, miras yoluyla geçen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı Mehmet, Emine ve Elif adına tesbit edilmiştir. İtirazı tapulama komisyonu tarafından reddedilen davacı Hazine dava konusu taşınmaz üzerinde davalıların yasal sürece zilyetlikleri bulunmadığını ileri sürerek dava açmıştır. Mahkemece davalı Emine ve Elif' in dava açılmadan önce öldükleri anlaşıldığından bu davalılar hakkındaki davanın husumet yönünden reddine, dava konusu 106 sayılı parselin 1/3 payının davalı Mehmet adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tapulama tutanağında, hukuksal durum tespit gününde ne ise o biçimde tesbit edilir, hukuksal durum değiştirilemez. Esas zilyet Mustafa 1960 yılında öldüğüne göre terekesi iştirak halindedir. Tapulama tespitinde pay gösterilmesi ve komisyon kararının aynı doğrultuda oluşması iştirak durumunu bozmaz. O halde Hazine' nin davası terekeye yönelik bulunduğundan iştirakçilerin tümünün sonradan davaya dahil edilmesi mümkündür. Bu itibarla mahkemece saptanan Emine ve Elif mirasçılarına davanın yöneltilmesi için önel verilmeli ve böylece taraf teşkil edildikten sonra davanın esasının incelenmesi gerekir. Mahkemece bu yönler gözetilmeden ve taraf teşkil edilmeden işin esasının incelenmesi ve bir kısım davalılar hakkındaki davanın husumet yönünden reddedilmiş bulunması isabetsiz ve
Sonuç: Temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, şimdilik işin esasının incelenmesine yer olmadığına, 766 sayılı Tapulama Kanunun 73. maddesi uyarınca harç alınmamasına 18.09.1980 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy