(743 S. K. m. 449) (766 S. K. m. 47, 74)
Dava: Taraflar arasında tapulama tespitinden doğan dava sonunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin kanuni süresinde olduğu anlaşıldı, tetkik raporu ve dosyadaki kağıtlar okundu, gereği görüşüldü:
Karar: Tapulama sırasında 664 parsel sayılı 10466 m2. yüzölçümündeki taşınmaz tapu ve vergi kaydına dayanılarak Şükrü adına tespit edilmiştir. İtirazı tapulama komisyonu tarafından reddedilen Seyfullah vasiyetname bulunduğunu ileri sürmüş ve dava açmıştır. Mahkemece davanın görev yönünden reddine, tutanağın iadesine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Nizalı taşınmaza aidiyetine uyuşmazlık bulunmayan 9.1.1977 günlü ve 8108 sayılı noter senedinde davacının miras bırakanı Şükrü'nün taşınmazını oğlu davacı Seyfullah'a vasiyet ettiği yazılıdır. Vasiyet MK.nun 4. babında yer alan ölüme bağlı tasarruflardandır. Ve bu tasarruf miras bırakanın ölümü ile hukuki sonuç doğurur. Tapulama tespiti 25.6.1980 gününde yapılmış, vasiyetçi Şükrü 3.11.1980 gününde yani tapulama tespitinin yapıldığı günden sonra ölmüştür. Bu suretle davacının hakkı tapulama tespit gününden sonra doğmuştur. 766 sayılı Tapulama Kanunun 47. maddesi hükmünce tapulama tespitinin yapıldığı günden sonra doğan haklara ilişkin uyuşmazlıkların çözümü tapulama mahkemesinin görevi dışındadır. Mahkemece bu yön gözönünde tutularak davanın görev yönünden reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığından davacının yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, 766 sayılı Tapulama Kanunun 74. maddesi uyarınca 10 lira onama ilam harcının temyiz edenden alınmasına 16.09.1982 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy