(1086 S. K. m. 47, 91, 92) (743 S. K. m. 581) (766 S. K. m. 74)
Dava: Taraflar arasında tapulama tespitinden doğna dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinni kanuni süresinde olduğu anlaşıldı, tetkik raporu ve dosyadaki belgeler okundu, iş incelendi, gereği görüşüldü:
Karar: Hükmüne uyulan daire bozma kararında; 3822 parsel sayılı 34400 m2. yüzölçümündeki taşınmazın bağışlama ve zilyetliğe dayanılarak Veli adına tespit edildiği, itrazları tapulama komisyonunca reddedilen davacı Hasan mirasçıları bağışın geçersizliğini ileri sürerek paydaş olmaları nedeniyle dava açtıkları ve yargılama sırasnıda tapu kaydına dayandıkları ve mahkemece kabule dair verilen kararın davalı tarafından temyiz edildiği belirtilmiş; davalı ile ortak miras bırakanın terekesi arasında hak çatışması olması nedeniyle terekeye temsilci tayin edilmesi gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra yapılan yargılama sonucunda davanın kabulü ile dava konusu taşınmazın payları oranında Hasan miraskçıları adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Veli tarafından temyiz edilmiştir.
Bozma kararından sonra mahkemece yapılan inceleme sonunda nizalı taşınmazın Veli'ye miras bırakan tarafından bağışlandığı ispat edilememiştir. Bu konuda dinlenen tanık sözleri kanaat verici bir nitelik taşımamaktadır. Diğer yandan tereke bozma kararına uygun biçimde mümessil aracılığı ile davada temisl edildiğine göre tereke mümessili tarafından davadan vazgeçilmedikçe yada kabul edimedikçe iştirak halindeki ortaklardan birininyada kabul edilmmedikçe iştirak halindeki ortaklardan birinin yada bir bölümünü Veli lehine vazgeçme biçimindeki tasarrufları hukkuça sonuç doğurmaz. Bu nedenlerle yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, 766 sayılı Tapulama Kanununun 74. maddesince 10 lira harcın temyiz edenden alınmasına 20.10.1982 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy