(743 S. K. m. 581) (766 S. K. m. 73)
Dava: Taraflar arasındaki tapulama tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin kanunî süresinde olduğu anlaşıldı, tetkik raporu ve dosyadaki belgeler okundu, iş incelendi, gereği görüşüldü:
Karar: Tapulama sırasında 661 parsel sayılı 3400 m. kare yüzölçümündeki taşınmaz vergi kaydına, miras ve satın alma yolu ile geçen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak Ziya adına tesbit edilmiştir. İtirazı tapulama komisyonunca reddedilen Sevim taşınmazda miras payı bulunduğunu ileri sürmüş ve dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, taşınmazın Mehmet mirasçıları olan davacı ve paydaşları adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılardan Rukiye ve İrfan tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı Sevim babası Mehmet'ten gelen miras hakkına dayanmıştır. Miras bırakanı Mehmet 1930 yılında ölmüş, davacıdan başka da mirasçıları vardır. Bu durumda Mehmet terekesinin iştirak halinde paydaşı durumunda bulunan davacı Sevim tek başına dava açamaz; iştirakçilerin davaya muvafakat etmeleri ya da davacı olarak davaya katılmaları ya da terekeye temsilci tayin edilmesi zorunludur. Oysa olayda iştirak halinde paydaşların davaya karşı muvafakatları, davaya katılmaları sağlanmamış ve terekeye temsilci tayin edilmemiştir. Dava açan Sevim dışındaki iştirak halinde bulunan paydaşların davalı üçüncü kişi, yanında davalı sıfatı ile kendilerine husumeti yönetilmiş olması Mehmet terekesinin temsil edildiği anlamına gelmez. Davanın iki tarafından biri davacı, diğeri de davalıdır. Taraf ehliyeti davacılık ve davalılığın ayrı ayrı müesseseler olması esasına göre belirlenir. İştirakçilerin bir bölümü davacı ve bir bölümü davalı ise iki kesimde de iştirak temsil edilmemiş olur. Bu bakımdan olayda iştirakin davada temsil edildiği kabul edilemez. Dava koşulu gerçekleştirilip, taraf oluşturulmadan işin içine girilerek hüküm kurulamaz.
Sonuç: Mahkemece bu yönden yanılgıya düşülerek işin esası hakkında, yazılı biçimde hüküm kurulmuş olması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozmanın niteliğine göre sair yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve 766 sayılı Tapulama Kanunu'nun 73. maddesince harç alınmamasına, oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy