(743 S. K. m. 639) (3402 S. K. m. 10)
Dava: Tapulama sırasında 581 parsel sayılı 58.400 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına dayanılarak (D.B.) adına tespit edilmiştir. (F.M.), (H.M.), (H.M.) ve (T.G.)'ün paydaş olduklarına dair itirazları üzerine muterizlerin feragatına rağmen tapulama komisyonunca taşınmazın (A) ile gösterilen 49.00 m2 yüzölçmündeki bölümünün (D.B.) adına tesciline, (B1) ile gösterilen 7500 m2 ve (B2) ile gösterilen 600 m2 yüzölçümündeki bölümlerinin ise orman olarak tapulama dışı bırakılmasına karar verilmiştir. (D.B.) orman idaresi aleyhine dava açmıştır. Mahkemece (B1) harfi ile gösterilen 7500 m2 ve (B2) ile gösterilen 600 m2 lik bölümler hakkında T.K.4nun 46. maddesi hükmünce işlem yapılmasına karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Muteriz (H.M.) ve (F.M.)'un 581 parsel sayılı taşınmaza vaki itirazlarından 13.6.1972 gününde feregat ettikleri, feragat beyanlarının belgelendirildiği, diğer muterizler (H.M.) ile (T.G.)'ün de aynı gün sözü edilen parsel hakkındaki itirazlarından vazgeçtiklerin tahkikat aşamasında düzenlenen 13.6.1972 günlü tutanak içeriği ile saptanmıştır. Orman İdaresi ve Hazine tespite itiraz etmemiştir. 766 sayılı T.K.'nun muterizlerin komisyon aşamasında itirazlarını geri almaları, başka bir deyişle feragat etmeleri halinde; ne ile yapılacağına dair bir hüküm bulunmamaktadır. Hüküm gününden sonra yürürlüğe giren 3402 sayılı Kadastro Kanununun 10. maddesinde de vazgeçme halinde komisyonun Kuruluş ve Görevleri Hakkında Yönetmeliğin" 10. maddesinde "Kadastro tutanağına karşı teknisyenler veya Kadastro Müdülüğüne yapılan itirazın herhangi bir nedenle geri alınmasının istenilmesi halinde komisyonca kimlik tespiti yapıldıktan sonra itirazı geri almanın nedeni açıklanıp bir tutanak düzenlenerek itiraz edenin imzası alındıktan sonra itiraz kaldırılır. Bu konuda düzenlenen tutanak kadastro tutanağına eklenir. Ayrıca, tutanağın ve itiraz kayıt defterinin ilgili sütununa itirazın kaldırıldığı işaret edilir" hükmü getirilmiştir. 3402 sayılı Yasanın Geçici 4. maddesi hükmünce sözü edilen Yasa ve bu yasa hükümlerine dayanılarak çıkarılan yönetmeliklerin derdest davalarda da uyglanması zorunludur. Mahkemece bu yön dikkate alınarak komisyon kararının iptaline, yukarıda sözü edilen yönetmeliğin 10. maddesi hükünce işlem yapılmak üzere tutanak ve eklerinin kadastro komisyonuna iadesine karar vermesi gerekirken, yazılı biçimde hüküm kurulması doğru değildir. Kuşkusuz, tespite itiraz etmeyen hazine ve orman idaresinin genel hükümlere göre dava açma hakları saklıdır. Kabule göre de; tutanağında perselin yüzölçümü 58.400 m2 olarak gösterildiği halde, komisyonca düzenlenen kroki ile yargılama aşamasında düzenlenen kroki arasında meydana gelen (49.300 + 7.500 + 600 = 47.400 m2) 1.000 m2 lik farkın nereden ileri geldiğini dosya arasında mevcut Tarım ve Orman Baktanlığnın 13.2.1984 gün ve 245 sayılı yazılarında 1946 yılında tahdidi yapılan taşınmazın yetkili komisyonun 6.5.1952 gün ve 8 sayılı kararı ile orman rejimi dışına çıkarıldığı bildirildiği halde, çıkarma işleminin kesinleşip kesinleşmediğinin, kesinleşmiş ise temyiz konusu bölümlerin davacının dayandığı tapu kaydının kapsamı içinde kalıp kalmadığının da saptanması ve kararda tartışılması gerekirken, bu yönlerin incelenmemiş olması dahi isabetsiz, davacının temyiz itirazları yukarıda işeret olunan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 23.11.1987 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy