(3402 S. K. m. 26, 11, 27)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin kanuni süresinde olduğu anlaşıldı, tetkik raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 156 parsel sayılı 42000 m2 yüzölçümündeki taşınmaz 27.3.1944 tarihli 23 sayılı tapu kaydının kapsamı olduğu, ancak daha önce Asliye Hukuk Mahkemesine Kadir tarafından Hasan aleyhine açılan elatmanın önlenmesi davasının bulunduğu belirtilerek, malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Elatmanın önlenmesi davası 30.12.1975 tarih, 1974/154 esas, 1975/163 sayılı görevsizlik kararı ile kadastro mahkemesine aktarılmıştır. Mahkemece, 156 parsel sayılı taşınmazın paylı olarak Kamil oğlu Nusret ve Bekir oğlu Hamey ve Hasan oğlu Kadir adlarına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
3402 sayılı Kadastro Kanununun 26. maddesi hükmünce, kadastro hakiminin davaya bakabilmesi için, taşınmaz hakkında aynı Kanunun 7 ve onu izleyen maddelerine göre tesbit tutanağının düzenlenmiş olması gerekir. Olayda aktarılan davanın konusu olan taşınmazın tespit dışı bırakıldığı ve 156 sayılı parselin ise bu davanın konusu olmadığı, mahkemece yapılan araştırma ve uygulama ile belirlenmiştir. Hal böyle olunca, görevsizlik kararı ile aktarılan elatmanın önlenmesi davasının görevsizlik kararı ile Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine ve bu elatmanın önlenmesi davasının konusu bulunmayan ve malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespiti yapılan 156 parsel sayılı tutanağının da olağan usule göre kadastro işleminin tamamlanması için kadastro müdürlüğüne iadesine karar verilmesi gerekirken dava konusu olmayan malik hanesi boş bırakılan ve böylece tapulaması tamamlanmayan 156 parsel hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, Hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 30.10.1990 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy