(3402 S. K. m. 16)
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin kanuni süresinde olduğu anlaşıldı, tetkik raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Tapulama sırasında 1241 parsel sayılı 22300 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz mera olarak sınırlandırılmıştır. İtirazı tapulama komisyonunca reddedilen davacı, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanmış ve dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazın Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmazın öncesinin geleneksel biçimde kullanıla gelen kamu malı niteliğinde mera olduğu, davacının miras bırakanı tarafından meradan sökülerek tarla haline getirildiği mahkemece yapılan keşif, uygulama, yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile saptanmıştır. Meraların niteliği ancak yetkili makam ve komisyonlarca değiştirilebilir. Olayda, böyle bir karar ve uygulama bulunmamaktadır. Bu durumda taşınmazın mera olarak sınırlandırılmasına karar verilmesi gerekirken meranın tarım toprağına dönüştürüldüğünden söz edilerek tesbitin iptali ile Maliye Hazinesi adına tapuya tesciline karar verilmesi isabetsiz olup davacının temyiz itirazları bu nedenle yerinde ise de, bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm fıkrasından mera özelliğini yitirip tarım arazisi özelliğini kazanmış olması nedeniyle tesbitin iptali ile Maliye Hazinesi adına tarla olarak tapuya tesciline sözlerinin çıkartılmasına, yerine mera olarak sınırlandırılmasına sözlerinin yazılmasına, hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, 15.06.1992 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy