(743 S. K. m. 639, 931)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle temyiz isteğinin kanuni süresinde olduğu anlaşıldı. Tetkik raporu ve dosyadaki belgeler okundu. Gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 1738 parsel sayılı 3125 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına, paylaşmaya ve zilyetliğe dayanılarak davalı Haşim adına tesbit edilmiştir. İtirazı tapulama komisyonu tarafından reddedilen davacı Hazine eski günlü tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, taşınmazın davalı Haşim adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı Hazine, Teşrinevvel 1302 gün ve 26 numaralı tapu kaydına, davalı taraf ise, mahkemenin verdiği 6.9.1952 gün ve 163/224 sayılı tescil kararına dayalı olarak oluşturulan 27.10.1952 gün ve 89 numaralı tapu kaydı ve gittisi olan 6.10.1953 gün ve 47 numaralı tapu kaydına dayanmıştır. Taşınmazın Hazine'nin dayandığı eski günlü tapu kaydı ile davalı tarafın dayandığı sonraki günlü tapu kaydının kapsamı içinde kaldığı, mahkemece yapılan keşif ve uygulama, dinlenen yerel bilirkişi sözleri, teknik bilirkişinin raporu, toplanıp doğru olarak değerlendirilen sair delillerle saptanmıştır. Hazine'nin dayandığı tapu kaydı eski günlü olmasına rağmen mahkemece davalı tarafın dayandığı tescil hükmü ile oluşan tapu kaydına değer verilerek hüküm kurulmuştur. Oysa Hazine Saray Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 6.9.1952 gün ve 163/224 sayılı davanın, başka bir anlatımla hükmün tarafı değildir. Bu nedenle, tescil hükmü ve bu hükme dayanılarak oluşturulan tapu kaydı Hazine'yi bağlamaz. Hazine adına tapuda kayıtlı olan yerlerin ise kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile iktisabına olanak yoktur. Diğer yandan, çifte tapunun varlığı halinde davalı taraf Medeni Kanun'un 931. maddesi hükmünden de yararlanamaz. Bu nedenlerle gerçek temele dayanan ve önceki günlü olan Hazine'nin dayandığı tapu kaydına değer verilerek davanın kabulüne, tespitin iptali ile taşınmazın Hazine adına tapuya tesciline karar verilmek gerekirken, tapu kayıtlarının değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı biçimde hüküm kurulması isabetsizdir.
Sonuç: Davacı Hazine'nin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy