(3402 S. K. m. 36)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle temyiz isteğinin kanuni süresinde olduğu anlaşıldı, tetkik raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 375 parsel sayılı 4400 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz miras yoluyla geçen zilyetlikten ve paylaşmadan sözedilerek İsmail adına tespit edilmiştir. Kadastro komisyonunca hazinenin itirazının reddine, Ali'nin itirazının kabulüne, taşınmazın Bekir evlatları Ali ve İsmail adlarına tespitine karar verilmiştir. Hazine taşınmazın devlet hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu ileri sürmüş ve dava açmıştır. Mahkemece, hazinenin davasını ispat edemediğinden davanın reddine, nizalı taşınmazın davalılar adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, hazinece temyiz edilmiştir.
Davacı, hazinenin yargılama giderlerini yatırmadığı böylece davasını ispat edemediği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuştur. Kadastro davalarında taraf hakkında 3402 sayılı Kadastro Kanununun 36. maddesi hükmünün uygulanabilmesi için davada ispat külfetinin taraflardan hangisine ait olduğunun mahkemece belirlenmesi ve delillerin ispat külfeti ait olan taraftan istenmesi gerekir. İncelenen davada taşınmazın tespiti belgesiz zilyetliğe dayanılarak davalı taraf adına yapıldığına göre mülk edinme koşullarının yararına gerçekleşip gerçekleşmediğinin kanıtlama yükümlülüğü davalı tarafa ait bulunmaktadır. Hal böyle olunca, dava hakkındaki delillerin ve yargılama gideri olarak keşif masraflarının davalı taraftan istenmesi gerekir.
Sonuç: Mahkemece, bu yönler gözetilmeksizin yazılı biçimde hüküm kurulması isabetsiz, hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 18.5.1993 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy