(3402 S. K. m. 16/B)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin kanuni süresinde olduğu anlaşıldı, tetkik raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında; 1328 parsel sayılı, 18200 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına dayanılarak Mustafa ve şevket adlarına tespit edilmiştir. İtirazı, komisyonca reddedilen davacı Şevket, tapu dışı paylaşmaya dayanarak davalı Mustafa payının da adına tescili talebiyle dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne, taşınmazın tamamının davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmazın tarafların paydaş olduğu tapu kaydının kapsamında kaldığı, dava dışı 1326 ve 1327 sayılı parseller ile birlikte tapu dışı paylaşıldığı konusunda aralarında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Öncesi dava dışı 1326 ve 1327 sayılı parsellerle bir bütün olan taşınmaz paylaşıldığı, bu paylaşmada dava konusu 1328 sayılı parselin davacı Şevket payına, 1326 ve 1327 sayılı parsellerin ise davalı payına düştüğü anlaşılmakta ise de 1326 ve 1327 sayılı parsellerin öncesinin mera olduğu belirtilerek mera olarak sınırlandırıldığı ve tespitlerinin kesinleştiği dosyada bulunan tutanak örneklerinin incelenmesiyle anlaşılmıştır. Taraflar arasında oluşan paylaşmada davalı payına düştüğü anlaşılan 1326 ve 1327 sayılı parsellerin mera olduğu ve mera olarak sınırlandırılmak suretiyle tespitlerinin yapıldığı belirlendiğine göre taraflar arasındaki bu tapu dışı paylaşma bozulmuştur.
Sonuç: Bu durumda dava konusu taşınmazın tarafların payları oranında adlarına tesciline karar verilmesi gerekir. Bu nedenlerle davalının temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 5.5.1994 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy