(1086 S. K. m. 74, 185, 202) (3402 S. K. m. 14, 17)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle, temyiz isteğinin yasal süresinde olduğu anlaşıldı, tetkik raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 92 parsel sayılı 6460 metrekare, yüzölçümündeki taşınmaz Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğundan sözedilerek Hazine adına tespit edilmiştir. İbrahim ve itirazı kadastro komisyonunca reddedilen Süleyman, tapu kaydına dayanmak suretiyle aynı dilekçe ile dava açmışlardır. Mahkemece; davacı Süleyman'ın davasının kabulüne, İbrahim'in davasının reddine, taşınmazın Süleyman adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı İbrahim ile davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Sonuç: Davacı tarafın dayandığı tapu ve vergi kayıtlarının dava konusu taşınmaza ait olmadığı, taşınmaz üzerinde davacılardan İbrahim'in zilyet bulunmadığı tespit gününde diğer davacı Süleyman yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunun 17. maddesi aracılığıyla aynı Yasanın 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği mahkemece yapılan keşif, uygulama, toplanıp değerlendirilen diğer delillerle belirlenmiştir. Bu nedenlerle, davacı İbrahim'in yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile aleyhindeki hükmün ONANMASINA, peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye 48.200 lira harcın davacı İbrahim'den alınmasına, ne varki, davacılar vekili dava dilekçesinde taşınmazın davacılar adına tapuya müştereken tescilini istemiştir. Davacı İbrahim'in taşınmazda zilyet olmadığı, yararına taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşmediği belirlendiğine göre, davanın payla sınırlı olarak çözümlenmesi zorunludur. Usulün 74. maddesi hükmü dikkate alındığında mahkeme istekten fazlasına karar veremez. Diğer davacı Süleyman'ın sonradan taşınmazın tümünün adına tescili gerektiği yolundaki isteği Usulün 185 ve 202. maddeleri anlamında iddia ve savunmanın genişletilmesi niteliğinde olmayıp isteğin arttırılması ve iddianın kısmen kabulüne, kısmen reddine, taşınmazın 1/2 payının davacı Süleyman, 1/2 payının da davalı Hazine adına tesciline karar verilmesi delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması isabetsiz, davalı Hazinenin temyiz itirazları bu nedenlere yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye 48.200 lira harcın davacı İbrahim'den alınmasına 22.12.1994 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy