(3402 S. K. m. 46)
Dava: Taraflar arasındaki kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin yasal süresinde olduğu anlaşıldı, tetkik raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında; 254 parsel sayılı, 8000 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydına dayanılarak davalı Hazine adına tespit edilmiştir. İtirazı komisyonca reddedilen davacı Ali, zilyetliğe dayanarak dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne, taşınmazın Ali adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmazın tespitine esas alınan davalı Hazineye ait tapu kaydının kapsamında kaldığı, kaydın oluştuğu günde davacı yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 46/1. maddesi hükmünde öngörülen koşulların gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuştur. Ne var ki, Hazine adına oluşturulan tapu kaydı 1960 yılında kaçak ve yitik kişilerden kalan taşınmaz için oluşturulmuştur. Şu hale göre tapu kaydı 4753 sayılı Kanuna göre oluşturulmuş değildir. Hazine adına tapuda kayıtlı taşınmazlar zilyetlik yoluyla iktisap edilemez. Hazineye ait tapu kaydı 4753 sayılı Kanuna göre oluşturulmayıp, kaçak ve yitik kişiden kalan taşınmaz için oluşturulmuş bulunmaktadır. Hal böyle olunca, zilyet yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 46/1. maddesini uygulama olanağı bulunmamaktadır.
Sonuç: Öyle ise davanın reddine, taşınmazın Hazine adına karar verilmelidir. Bu nedenlerle Hazinenin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 29.9.1994 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy