(3402 S. K. m. 11)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin kanuni süresinde olduğu anlaşıldı, tetkik raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 775 parsel sayılı 81500 m2. yüzölçümündeki taşınmaz dava dışı 723 sayılı parselin 20 dönüm fazlası olduğundan sözedilerek Hazine adına tespit edilmiştir. İtirazı komisyonca reddedilen Mustafa tapu kaydına, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne, dava konusu parselin davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının tutunduğu Ağustos 1971 gün ve 864 sayılı tapu kaydının dava konusu taşınmazı içine aldığı gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de; sözkonusu tapu kaydının 4753 sayılı Kanuna göre oluşturulduğu ve taşınmazın zilyedi Yusuf tarafından açılan davacı Mustafa'nın da davalı olarak taraf olduğu, tapu iptali davası sonunda Cihanbeyli Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 5.6.1972 gün ve 1971/857-1972/532 sayılı kararı ile iptaline karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği ve tapuya işlendiği dosya içeriğiyle anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, davacı Mustafa'nın taşınmaz üzerinde iptal edilen tapu kaydına dayalı bir hakkı bulunmamaktadır. Öte yandan, taşınmazın zilyedinin Yusuf olduğu 5.6.1972 gün ve 1971/857-1972/532 sayılı hükümle belirlenmiştir.
Sonuç: Mahkemece bu yönler gözönünde tutularak davacı Mustafa'nın davasının reddine, taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken değerlendirmede yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı Hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 25.9.1992 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy