(3402 S. K. m. 26/D) (1086 S. K. m. 27)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin kanuni süresinde olduğu anlaşıldı, tetkik raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Karar: Davacı Ali, tescil harici bırakılan ve adına tescil edilen 1127 sayılı parselin bitişiğindeki 9375 mertrekarelik taşınmaz hakkında kazındırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece, nizalı parsel hakkında tutanak düzenlenmediğinden davanın reddine karar verilmiş, hüküm; davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı taraf, kendi adına tespit edilip kesinleşen dava dışı 1127 parsel sayılı taşınmaza kuzey batı ve kısmen güneyde komşu kadastro sırasında tespit dışı bırakılan ve tutanağı düzenlenmeyen 9375 metrekarelik yüzölçümündeki kesimin adına tescili için dava açmıştır. Kural olarak, tutanağı düzenlenmeyen taşınmazlar hakkındaki davaların kadastro mahkemesinde görülmesi olanaksız, genel mahkemede görülmesi zorunludur. Görev, kamu düzenine ilişkin olup mahkemece yargılamanın her aşamasında bu olgunun resen gözetilmesi gerekir. O halde, dava dilekçesinin görev yönünden reddine Usulün 27. maddesi uyarınca dosyanın görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, kütüklerin devri halinde dava dışı 1127 parsel sayılı taşınmazın tutanak örneğinin dosyada alıkonularak Tapu Sicil Müdürlüğüne, aksi halde Kadastro Müdürlüğüne geri çevrilmesine karar verilmesi gerekir.
Sonuç: Mahkemece, aksi düşüncelerle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün (BOZULMASINA), 28.11.1994 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy