(3402 S. K. m. 26) (1086 S. K. m. 27)
Dava: Taraflar arasındaki kadastro tespitinden doğan dava sonucunda, verilen hükmün Yargıtayca incelenmesi istenilmekle; temyizi isteğinin yasal süresinde olduğu anlaşıldı, tetkik raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 169 parsel sayılı 15300 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydına ve zilyetliğe dayanılarak davalılar Ahmet ve Hamza adına tespit edilmiştir. Ahmet'in taşınmazın yüzölçümünün eksik tespit edildiğine ilişkin komisyonca kabul edilerek, komisyon krokisinde (A) harfi ile gösterilen 16000 metrekare yözölçümündeki bölümün taşınmaza ilavesi ile 31300 metrekare olarak tespitine karar verilmiştir. Davacı Hazine, ilave edilen bölümün davalıya ait tapu kaydı kapsamında kalmadığını ileri sürerek dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine , taşınmazın tespit gibi davalılar Ahmet ve Hamza adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Hazinenin davası kadastro komisyonunca yapılan inceleme sırasında komisyon kararının dayanağı uzman bilirkişi Hicabi tarafından düzenlenen 1.10.1990 günlü haritada (A) harfiyle işaretli 16000 metrekare yözölçümündeki tespit sırasında davalı tarafından hazır bulunarak uyuşmazlık çıkarıp tutanak düzenlettirmediği ve boşluk olarak bırakılan kadastro komisyonunca davalı adına tespit edilen dava dışı 169 parsel sayılı taşınmaza ilave edilerek tescile karar verilen bölümle ilgili komisyon kararının iptaline yöneliktir. Yasa gereği hakkında tutanak düzenlenmeyen taşınmazlarla ilgili davaların kadastro mahkemesinde görülmesi olanaksız, genel mahkemede çözümlenmesi zorunludur. Görev, kamu düzenine ilişkin olup istek olmasa bile yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilmesi gerekir, Yapılacak iş dayanaktan yoksun kadastro komisyon kararının iptaline, dava dilekçesinin görev yönünden reddine, Usulün 27. maddesi hükmü uyarınca dosyanın görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, dava dışı 169 parsel sayılı taşınmazın tutanağının onaylı örneği dosyada alıkonularak aslı ve eklerinin kütüklerin devri halinde Tapu Sicil Müdürlüğüne, aksi halde Kadastro Müdürlüğüne geri çevrilmesine karar verilmesi gerekir.
Sonuç: Mahkemece bu yönler gözardı edilerek işin esası hakkında yazılı biçimde hüküm kurulmuş olması isabetsiz, davacı Hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabülü ile hükmün (BOZULMASINA), 14.03.1995 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy