(3402 S. K. m. 16) (1086 S. K. m. 438)
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonu cunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle, temyiz isteminin yasal süresinde olduğu anlaşıldı. Tetkik raporu ve dosyadaki kağıtlar okundu. Gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 938 parsel sayılı 3500 m2.ve 714 parsel sayılı 2530 m2.yüzölçümündeki taşınmazlar 869 ve 668 parsel sayılı taşınmazların vergi kaydı yüzölçümü fazlası olarak davalı hazine adına tespit edilmiştir. Davacı İbrahim zilyetliğe dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, taşınmazların davalı hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı İbrahim tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı tarafın dayandığı dava dışı parsellere revizyon gören vergi kaydının miktar fazlasından oluşan dava ve temyize konu 714 ve 938 parsel sayılı taşınmazların kamu malı niteliğinde mera olduğu, mahkemece yapılan keşif, uygulama, toplanıp değerlendirilen diğer delillerle belirlenmiştir. Bu nitelikteki taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetlik süresi ne olursa olsun hukukça değer taşımaz. Mahkemece bu olgu dikkate alınarak davanın reddine, taşınmazların 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 16. maddesi hükmü uyarınca mera olarak sınırlandırılmasına karar verilmesi gerekirken hazine adına tescile karar verilmiş olması isabetsiz ise de bu yanılgının düzeltilmesi, yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hüküm fıkrasından temyiz konusu 714,938 sayılı parsellerin tespit gibi hazine adına tesciline sözlerinin çıkarılmasına yerine temyiz konusu 714 ve 938 sayılı parsellerin 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 16. maddesi hükmü uyarınca mera olarak sınırlandırılmasına sözlerinin yazılmasına, hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, hüküm düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, 02.03.1994 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy