(3402 S. K. m. 36)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin yasal süresinde olduğu anlaşıldı, tetkik raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında temyiz konusu 313, 314 parsel sayılı taşınmazlar; vergi kaydına, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine, dayanılarak Mehmet; 155, 156, 526, 635 parsel sayılı taşınmazlar; pay tapu kayıtlarına, miras hakkına, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak ve maliki belirlenemeyen paylar Hazineye ait olmak üzere payları oranında Mehmet, ölü Zeynep ve Hazine adına tespit edilmiştir. İtirazı komisyonca reddedilen V., taşınmazların Hasan'a ait olduğunu, Hasan mirasçıları adına tapuya tesciline karır verilmesi gerektiğini ileri sürerek dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, taşınmazların ölü Zeynep payı da mirasçısı sıfatıyla Mehmet'e verilmek suretiyle tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan meşruhatlı tebligata rağmen davacının, keşif gününden evvel tebligatta öngörülen keşif giderlerini yatırmadığı, bu nedenle keşif deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ne var ki, bir davada işin esası hakkında deliller toplanmadan önce taraf koşulunun oluşturulması gerekir. Dava konusu taşınmazlardan 155, 156, 526 ve 635 sayılı parseller paylı olarak Hazine, Mehmet ve ölü Zeynep adına tespit edilmiş, davacı V. dava konusu taşınmazların tümünün miras bırakan Hasan'dan kaldığını iteri sürerek Hasan mirasçıları adına tapuya tescilini istemiştir. Ölü Zeynep'in mirasçıları belirlenerek davaya dahil edilmemiş ve taraf koşulu oluşturulmamıştır. Diğer taraftan, yapılması öngörülen keşiften sağlıklı bir sonucun alınabilmesi için uygulanacak kayıtların getirilmesinden başka davanın niteliğine göre dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıkların da taşınmazların başında hazır bulundurulması zorunludur. O halde, keşif kararından önce taraflardan tüm delillerinin sorulması, tanık gösterdikleri takdirde listesinin istenmesi, mahallinde dinlenecek yerel bilirkişi ya da yerel bilirkişiler ile tanıklara keşif gün ve saatinde mahallinde hazır bulunmaları için davetiye çıkarılması ve davetiye giderlerinin de keşif gününden önce belirlenecek makul süre içerisinde diğer giderlerle birlikte mahkeme veznesine depo edilmesi hususunun ilgili tarafa bildirilmesi ya da tebliğ olunması gerekir. Olayda, mahkemece taraflardan tüm delilleri tanık gösterip göstermeyecekleri sorulmamıştır. Ayrıca, vasıtanın temin olunamaması halinde vasıta ücreti yatırılmasını öngören tebligatta kesin nitelik taşımamaktadır. Şu duruma göre dava, keşfe hazır hale gelmemiş, böylece mahallinde işin yapılması için gerekli Koşullar oluşmamıştır başka anlatımla yukarıda da değinildiği üzere taraf teşkili tamamlanmamış ve mahallinde dinlenecek yerel bilirkişi belirlenmemiş, taraflardan tanık gösterip göstermeyecekleri sorulmamıştır.
Sonuç: Bu nedenlerle usul ve yasaya uygun olmayan ara kararına dayanılarak davacı tarafa keşif ücretlerinin yatırılmasını öngören tebligat da hukuki sonuç doğurmaz. Davanın usulsüz ara kararı ve tebligat neden gösterilerek reddedilmesi doğru değildir. Davacı tarafın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 06.06.1995 gününde oybirliği ile karar verildi (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy