(3402 S. K. m. 9) (1136 S. K. m. 164)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle temyiz isteğinin yasal süresinde olduğu anlaşıldı. Tetkik raporu ve dosyadaki belgeler okundu. Gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 108 ada 38 parsel sayılı 10034,11 m2 yüzölçümündeki taşınmaz dava dışı 108 ada 33 sayılı parsele uygulanan vergi kaydının miktar fazlası olarak ve 3402 Sayılı Kadastro Kanunun 14 ve 17. maddesindeki taşınmaz edinme koşulları gerçekleşmediğinden söz edilerek hazine adına tespit edilmiştir.
Gülten Yıldız miras yolu ile gelen zilyetliğe dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu parselin davacı Gülten Yıldız adına tesciline; idarenin ve ruhsat sahiplerinin maden arama ve işletme faaliyetlerine müdahale edilemeyeceğinin, doğacak zararlardan mülkiyet hakkına dayanılarak bir hak ve tazminat iddiasında bulunulamayacağının beyanlar hanesine şerh verilmesine 10 ada 51 sayılı parsel hakkındaki dava atiyeye bırakıldığından bu parsel hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm hazine tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava konusu 108 ada 38 parsel sayılı taşınmaz üzerinde tespit gününde davacı yararına taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği mahkemece yapılan keşif, uygulama, dinlenen bilirkişi beyanı uzman bilirkişinin raporu ve toplanıp doğru olarak değerlendirilen diğer delillerle saptanmıştır. Açıklanan nedenlerle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmasında isabetsizlik bulunmadığından yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile 108 ada 38 sayılı parsel hakkındaki hükmün ONANMASINA,
2- Dava konusu 10 ada 51 parsel sayılı taşınmazla ilgili olarak verilen hüküm hakkındaki temyiz itirazlarına gelince; Her ne kadar davacı 10 ada 51 sayılı parsel hakkında dava açmış ise de keşif yerinde ve daha sonra duruşmadaki beyanlarda bu parsel hakkındaki davanın geleceğe bırakılması istenmiş ve mahkemece bu parsel hakkında karar verilmesine yer olmadığına şeklinde karar verilmiştir. 10 ada 51 sayılı parselin tutanağının gönderilmesi dairenin 5.2.1996 tarihli eksiğe gönderme kararı ile istenmiş, Tapu Sicil Müdürlüğü'nün 19.3.1996 tarihli yazısı ile böyle bir taşınmazın bulunmadığı, anılan köyde ilk adanın 101 sayısı ile başladığı bildirilmiştir. Kadastro mahkemesinde açılan davanın geleceğe bırakılması söz konusu değilse de dava konusu edilen 10 ada 51 sayısı altında bir parsel bulunmadığı bu konuda tutanak düzenlenmediği anlaşıldığına göre olmayan bir taşınmazın dava edilmesi söz konusudur. Hazine yararına vekalet ücreti takdir edilebilmesi için dava edilen taşınmazın hazine adına tespit edilmiş ve açılan davanın reddine karar verilmiş olması gerekir. Dilekçede yazılan 10 ada 51 sayılı parselin tutanağı bulunmadığı için hazine adına tespit edilmiş olması da söz konusu değildir. Kaldı ki hazine vekili 51 sayılı parsel hakkındaki davanın atiye terkine muvafakat etmiştir. Bu durumda 10 ada 51 sayılı parsel hakkında verilen karar sonucu itibariyle doğru olduğundan ve hazine vekili yararına vekalet ücreti takdir edilmemesinde bir isabetsizlik bulunmadığından bu parsele yönelik temyiz itirazlarının reddi ile 10 ada 51 sayılı parsel hakkındaki hükmün ONANMASINA, ilam harcının alınmasına yer olmadığına 06.05.1996 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy