(3402 S. K. m. 13/B-b, 36)
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin yasal süresinde olduğu anlaşıldı, tetkik raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 238 ada, 6 parsel sayılı 468, 54 m2. yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydına, tapu dışı satın almaya ve zilyetliğe dayalı olarak Osman adına tespit edilmiştir. Davacılar Zafer ve paydaşları, tapu kaydı kapsamında kalan dava dışı bir kısım parsellerin satıldığını, dava konusu taşınmazın ise satışa konu edilmediğini ileri sürerek, askı ilan süresi içinde dava açmışlardır. Mahkemece davanın reddine, taşınmazın tespit gibi davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Kadastro tespitine dayanak yapılan davacı tarafın dayandığı tapu kaydının dava konusu taşınmaza ait olduğu, yanlar arasında uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık, çekişmeli taşınmazın davalı tarafça tapu dışı satın alınıp alınmadığı konusundadır. Davacılar, dava konusu taşınmazın davalı tarafa satılmadığını öne sürmüş, davalı taraf ise taşınmazı tapu dışı satın aldıklarını savunmuşlardır. Hal böyle olunca, olayda kanıtlama yükümlülüğü tapu dışı satın almaya dayanan tarafa aittir. Mahkemece kanıtlama, yükümlülüğü kendisine düşmeyen davacı taraf hakkında 3402 sayılı Kadastro Kanununun 36. maddesi hükmünce işlem yapılarak davanın reddine karar verilmiş olması isabetsiz, temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 17.6.1996 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy