(1086 S. K. m. 445) (3402 S. K. m. 14)
Dava: Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; tetkik hakiminin raporu ve dosyadaki belgeler okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşüldü:
Karar : İade-i muhakeme talebinde bulunan S., Harmancık Kadastro Mahkemesi'nin 22.11.1993 tarih, 990/292 esas, 993/214 karar sayılı ilamında davacı köy tüzel kişiliğinin dayandığı köy ihtiyar heyetinin 20.12.1960 gün, 1 sayılı kararının sahteliğinin Bursa Ağır Ceza Mahkemesi'nin kesinleşmiş mahkumiyet ilamı ile sübuta erdiğinden, kadastro mahkemesinin kesinleşen kararının iptal edilerek nizalı taşınmazın adına tescilini istemiştir. Mahkemece talebin reddine, taşınmazın davalı ... Köyü tüzel kişiliği adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Harmancık Kadastro Mahkemesi'nin 22.11.1993 gün ve 990/292 esas, 993/214 karar sayılı ilamında hükme dayanak yapılan köy karar defterinin 20.12.1960 gün ve 1 sayılı kararının sahte olduğunun Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 3.10.1995 gün ve 994/173 esas, 995/225 karar sayılı ilamı ile saptanarak hükme bağlandığı ve Ağır Ceza Mahkemesinin kararının kesinleştiği ileri sürülerek, Kadastro Mahkemesinin söz konusu kararının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 445. maddesinin 1 ve 2 numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle yargılamanın iadesi yolu ile kaldırılarak, çekişmeli taşınmazın S. adına tescili istenilmiş ise de, yargılamanın iadesine konu olan hükmün ve dayanağı olan dosyanın incelenmesinden kadastro mahkemesi kararının yalnız sahteliği sabit olan köy kararına dayanmadığı, mahkemece toplanan diğer deliller ve bu beyanda tanık sözlerinin de hükme dayanak yapıldığı ve hükmün asıl dayanağının köy kararı dışındaki deliller olduğu ve mahkemece bu delillere dayanılarak dava konusu taşınmazın 1937 gün, 718 tahrir sayılı vergi kaydı yükümlüsü ve zilyedi H. tarafından dava dışı üçüncü kişilere satıldığı ve o kişilerin de zilyetliği satış yoluyla köy tüzel kişiliğine devrettiği, köye içme suyu getirilmesi için gerekli olan bir miktar paranın davacının babası O.'dan borç olarak alınmasına karşılık tarlanın borç ödeninceye kadar O.'nun kullanımına bırakıldığı ve O. ile mirasçılarının zilyetliğinin feri nitelikte olduğu kabul edilmiş ve taşınmazın köy tüzel kişiliği adına tesciline karar verilmiştir. Hükme dayanak yapılan tüm deliller değerlendirilip tartışılmak suretiyle yerel mahkeme kararı Yargıtay On yedinci Hukuk Dairesi'nce onanmıştır. Bu açıklamalardan da anlaşıldığı üzere, yerel kadastro mahkemesinin hükmü yalnız sahteliği kanıtlanan köy kararına dayanmadığına ve S.'nin müdahil olarak katıldığı Bursa İkinci Ağır Ceza Mahkemesi'nin 30.10.1995 gün, 994/173 esas, 995/225 sayılı kararında da deliller bu dairede değerlendirilip, sanıkların sahih bir keyfiyetin delilini elde etmek amacıyla hareket ettikleri kabul edilerek, haklarında TCK.'nun 347. maddesi hükmü uygulandığına göre, yargılamanın iadesi davasının reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, 04.02.1997 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy