(3402 S. K. m. 13)
Dava: Taraflar arasındaki kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin yasal süresinde olduğu anlaşıldı, tetkik raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 486 parsel sayılı 4970 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, eşcar tapusu ile mülkiyeti Hazineye ait olduğundan söz edilerek ve muhtesatı da belirtilerek Hazine adına tesbit edilmiştir. İtirazı, komisyonca reddedilen Fethiye tapu kaydına ve zilyetliğe dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmazın orman ya da orman toprağı sayılan yerlerden olmadığı, davacı tarafın dayandığı ve 1933 yılında 48 zeytin ağacı için oluşturulan tapu kaydının kapsamında kaldığı, mahkemece yapılan keşif, uygulama, toplanıp değerlendirilen delillerle saptanmıştır. Medeni Kanunun yürürlüğü gününden sonra ağaçlar için ayrı, zemin için ayrı mülkiyet hakkı tesisi olanaksızdır. Bu nedenle, bu tür tapu kayıtlarının zemini de kapsadığının kabulü gerekir.
Sonuç: Bu nedenlerle yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabetsizlik bulunmadığından davalı Hazinenin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, Hazineden ilam harcı alınmasına yer olmadığına, 11.03.1996 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy