(3402 S. K. m. 20/A) (4071 S. K. m. 5/a, 5/b)
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin yasal süresinde olduğu anlaşıldı, tetkik raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 1516 parsel sayılı 3180 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydı ile vergi kayıtlarına, satın almaya ve zilyetliğe dayanılarak Erdoğan adına tespit edilmiştir. Hazinenin ayrı tapu kaydına dayanan itirazı nedeniyle kadastro komisyonunca yetkisizlik kararı verilerek, dosya kadastro mahkemesine aktarılmıştır. Mahkemece, Hazinenin davasının reddine, taşınmazın davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmazın, davacı Hazinenin tutunduğu 7 Mayıs 1340 gün ve 7 sayılı padişah tapusu kapsamında kalmakla birlikte, davalının tutunduğu ve tespite dayanak yapılan Temmuz 1952 gün, 32 sayılı tapu kaydının kapsamında kaldığı gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuştur. 4071 sayılı Kanunun 5/a maddesinde, her iki tapu kaydının çakışması durumunda, zilyedin tutunduğu tapu kaydına değer verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu itibarla, Hazinenin diğer temyiz itirazları yerinde değildir. Ne var ki, davalının tutunduğu tapu kaydı tescil davası sonucunda oluşturulmuş olup haritası bulunmaktadır. Kaydın kapsamının 3402 sayılı Kadastro Kanununun 20. maddesi hükmüne göre, haritasının uygulanması suretiyle belirlenmesi zorunludur. Tapu kaydı miktarı 2350 m2 taşınmazın, kadastroca tespit edilen yüzölçümü ise 3180 m2 dir. Yapılacak uygulamaya göre, tapu kaydı kapsamı dışında kalan kesim bulunduğu takdirde 4071 sayılı Kanunun 5/b maddesi hükmüne göre bu kesimin zilyedi gösterilmek suretiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekir. Mahkemece bu yönler gereği gibi dikkate alınmadan ve davalı tapu kaydının kapsamı haritası uygulanmak suretiyle belirlenmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 7.2.1997 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy