(3402 S. K. m. 14, 15, 19/2)
Dava: Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin yasal süresinde olduğu anlaşıldı, tetkik raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 161 ada 5 parsel sayılı 406,49 m2 161 ada 10 parsel sayılı 1091,46 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar vergi kayıtlarına, miras yolu ile geçen zilyetliğe, paylaşmaya, bağışa dayanılarak 5 sayılı parsel Hanife ve paydaşları adına,10 sayılı parsel Yaşar ve paydaşları adına tesbit edilmiştir. Tesbitten sonra ve askı süresinden önce Asliye Hukuk Mahkemesinde Emine, Hamide, Özay, Hacı Kadın, Eren tarafından 10 sayılı parsel malikleri Yaşar ve paydaşları aleyhine 10 sayılı parsel için ve bu parselin bir bölümünün davalılara ait olduğunu, bir bölümünün de kendi miras bırakanları Mehmet'e ait olup Mehmet'in mirasçılarına kaldığını, paylaşılmadığını, paylaşma yapılmadan bir kısım paydaşın yaptığı takas sözleşmesinin geçersiz olduğunu ileri sürerek açtıkları dava kadastro mahkemesine aktarılmış; Yaşar ve paydaşlarının 5 sayılı parsel için açtıkları dava ile birleştirilmiştir. Mahkemece davanın reddine,161 ada 5 sayılı parselin tesbit gibi Hanife ve paydaşları adına,10 sayılı parselin de tesbit gibi Yaşar ve paydaşları adına payları oranında tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Emine, Hamide, Özay, Hacı Kadın ve Eren vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 161 ada 5 sayılı parselin tümü ile dava konusu 10 sayılı parselin bir bölümünün Recep mirasçıları ve Yaşar ile paydaşlarına ait olduğu, Recep mirasçıları yararına taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği 10 sayılı parselin Yaşar mirasçılarına ait olan kesimi dışında kalan 10 sayılı parsel bölümünün ise davacılar Emine, Hamide ve paydaşları ile Recep mirasçıları arasında takas yapan Hasan'ın miras bırakanları Mehmet'e ait olduğu, Mehmet ve mirasçıları yararına taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği, mahkemece toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Esasen bu konuda taraflar arasında bir uyuşmazlıkta bulunmamaktadır. Davacı Mehmet mirasçısı Emine, Hamide ve paydaşları ile Recep mirasçılarına takasta bulunan Mehmet oğlu Hasan mirasçıları ile Recep mirasçıları arasındaki uyuşmazlık Recep mirasçıları ile Hasan mirasçıları arasında yapılan takas sözleşmesinin geçerli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Mahkemece Hasan mirasçıları tarafından yapılan takas sözleşmesine davacıların itiraz etmedikleri, dava açmadıkları neden gösterilerek yapılan takas sözleşmesinin geçerli olduğu gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuştur. Ne var ki Hasan mirasçıları savunmalarında Mehmet mirasçıları arasında yapılan paylaşmada dava konusu 10 sayılı parselin Mehmet'e ait olan bölümünün paylaşma ile kendilerine kaldığını savunmamış, bu yön kanıtlanmamıştır. Aksine Mehmet mirasçıları arasında geçerli bir paylaşmanın bulunmadığı toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Davacıların miras bırakanı Mehmet'in ölüm gününe göre terekesi iştirak halinde mülkiyet hükümlerine tabi olup tüm mirasçıların katılımı ile tasarruf işlem yapılması gerekir. Hasan mirasçıları ile Recep mirasçıları arasında yapılan takas sözleşmesine, Hasan mirasçıları dışında kalan Mehmet mirasçıları, davacılar Emine, Hamide ve paydaşları katılmamışlardır. Şu halde yapılan takas sözleşmesi geçersizdir. Bu durumda dava konusu 5 sayılı parselin tümü ile 10 sayılı parselin Recep'e ait olan kesiminin belirlenerek Recep mirasçıları adına,10 sayılı parselin geriye kalan kesiminin ise Mehmet mirasçıları adına tesciline,10 sayılı parsel üzerindeki muhdesatın (evin) Recep mirasçıları tarafından yapıldığı gözönünde tutularak beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmesi gerekir.
Sonuç: Mahkemece değerlendirmede yanılgıya düşülerek yazılı biçimde hüküm kurulması isabetsiz, davacıların temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 22.09.1997 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy