(3402 S. K. m. 10/son, 13, 14, 26/A, 27/son)
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin kanuni süresinde olduğu anlaşıldı, tetkik raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 2043 parsel sayılı 4600 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tapu ve vergi kaydına, zilyetliğe dayanılarak Mehmet adına tespit edilmiştir. Hazinenin ayrı tapu kaydına dayanan itirazı nedeniyle kadastro komisyonunca yetkisizlik kararı verilerek dosya kadastro mahkemesine aktarılmıştır. Mahkemece, görevsizliğine, itiraz hakkında olağan usule göre karar verilmesi için tutanağın Kadastro Müdürlüğüne iadesine karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı Hazinenin dayandığı tapu kaydı ile tespite esas alınan tapu kaydının aynı kuvvet ve mahiyette bulunmadığı, bu nedenle komisyonca bir karar verilmesi gerektiği gerekçe gösterilerek tutanak ve eklerinin Kadastro Müdürlüğüne iadesine karar verilmiştir. Taraflar ayrı ayrı tapu kayıtlarına dayandıklarına göre, kayıtların uygulanması ve hangi kayda değer verileceğinin mahkemece belirlenmesi gerekir. Kaldı ki, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 27/son maddesi hükmünce kadastro hakiminin usul ve şekle ilişkin eksikler nedeni ile dosyanın Kadastro Müdürlüğüne iadenin karar vermesine gerek bulunmamaktadır. O halde; iddia ve savunma çerçevesinde davaya bakılmalı, uyuşmazlık çözümlenmelidir. Bu nedenlerle, Hazinenin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 13.02.1998 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy