(1086 S. K. m. 38, 39)
Dava: Taraflar arasındaki kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle temyiz isteğinin yasal süresinde olduğu anlaşıldı. Tetkik raporu ve dosyadaki belgeler okundu. Gereği görüşüldü:
Karar: Davacı H. kadastro mahkemesince verilen ve yargı denetiminden geçerek kesinleşen 993/39 esas, 995/2 karar sayılı: davacı İ. ise 993/84 esas, 995/50 karar sayılı ilamı ile taşınmazların paylaşılmadığı gerekçesi ile E. mirasçıları adına tesciline karar verildiği; oysa bu ilamdan önce E. terekesinin paylaşıldığı gerekçe gösterilen kararların dahi yargı denetiminden geçerek kesinleştiği ve bu durumda ilamlar arasında çelişki bulunduğu, gerçek duruma uygun bulunan ilamların paylaşmasının yapıldığına ilişkin ilamlar olduğunu ileri sürerek ayrı ayrı yargılamanın iadesi için dava açmışlardır. Mahkemece davanın kabulüne, 993/39 esas ile 93/84 esas sayılı ilamların iptali ile 105 ada 8, 103 ada 184 parsel sayılı taşınmazların İrfan adına. 105 ada 7, 105 ada 34, 107 ada 16, 107 ada 18 ve 104 ada 23 parsel sayılı taşınmazlarında H. adına tapuya tescili ne karar verilmiş, hüküm davalı A. tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı taraf dava dilekçesinde kadastro mahkemesinin 993/39 ve 993/84 esas sayılı dosyalarındaki ilamların iptali ile sözlü edilen dosyalarda dava konusu olan taşınmazların paylaşma nedeniyle adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir. Yargılamanın yenilenmesine konu edilen 993/39 ve 993/84 esas sayılı dosyalardaki taşınmazların M. oğlu E. mirasçıları adına tesciline karar verildiği anlaşılmıştır. Kural olarak tapu kaydında malik görülen tüm paylaşların davalı gösterilmesi zorunludur. Davacı bu paydaşlardan sadece A.'yi davalı olarak göstermiş diğerleri aleyhine dava açmamıştır. Davaya katılmayan savunma ve delilleri sorulmayan kişiler aleyhine hüküm kurulamaz. O halde, mahkemece 993/39, 993/84 esas sayılı dosyalarda adlarına tescil kararı verilen M. oğlu E.'in tüm mirasçılarının davaya katılması sağlanmalı, savunma ve delilleri sorulmalı, sonucuna göre karar verilmelidir. Usule ilişkin bu işlem yerine getirilmeksizin davanın esası hakkında hüküm kurulması isabetsiz temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün (BOZULMASINA) bozma nedenine göre diğer yönlerin incelenmesine yer olmadığına, 24.12.1998 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy