(3402 S. K. m. 12/3)
Kadastro tesbitine dayalı olarak oluşan tapu kaydının iptali istemiyle açılan davada mahkemece verilen kararın davacılar tarafından süresinde temyiz edildiği anlaşılmakta dosya incelendi. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği düşünüldü:
Davacılar Mustafa, Halil ve Zekai kadastro çalışmaları sırasında kendilerine ait 97 ada 53 sayılı parselin tahminen 3000 metrekarelik bölümünün davalı Ahmet'e ait 97 ada 45 sayılı parsel içerisinde kaldığını ileri sürerek davalıya ait tapu kaydının 3000 metrekarelik bölümü hakkında tapu iptali ve tescil davası açmışlardır. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı taraf kendi adlarına tesbit edilen dava dışı 97 ada 53 parsel sayılı taşınmazın bir bölümünün davalı taraf adına tesbit edilen 97 ada 45 parsel sayılı dava konusu taşınmaz içerisinde kaldığını, bu kesimin adlarına tescili gerektiğini öne sürerek dava açmışlardır. Davacı taraf dava dışı 53 parsel sayılı taşınmazın tesbit maliki olmayıp kadastro tesbitinin kesinleşmesinden sonra çapa dayalı olarak satın almışlardır. Bu nedenle davacıların satıcılarına ait kadastro tesbiti öncesi hukuksal nedenlere tutunmaları olanaksızdır. Mahkemece bu yönler dikkate alınarak yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığından davacı tarafın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 16.11.1998 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy